Mardin ve Diyarbakır'daki Yangınlar Meclis Gündeminde: Araştırma Önergesi Verildi

Mardin’in Mazıdağı ve Diyarbakır’ın Çınar ilçelerinde 20 Haziran 2024 tarihinde meydana gelen büyük çaplı yangınlar, meclis gündemine taşınıyor. Mardin Milletvekilleri Salihe AYDENİZ, Beritan GÜNEŞ ALTIN,  George ASLAN ve Kamuran TANHAN, yangınların sebep olduğu can ve mal kaybı ile ekosisteme verdiği zararları araştırmak üzere Meclis Araştırması açılması için önerge verdi.

Yangınlar sonucunda en az 15 kişinin yaşamını yitirdiği, 100'den fazla kişinin yaralandığı ve binlerce hayvanın telef olduğu belirtilen önergede, yangınların büyük çoğunluğunun ekili alanları etkilediği vurgulandı. Ayrıca, yangınların çıkış noktalarının 37 yıldır bakım yapılmayan odun elektrik direkleri olduğu ve kamu kurumlarının müdahalesizliği eleştirildi.

Milletekiler, özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki yangınların sık sık tekrar ettiğine dikkat çekerek, elektrik dağıtım şirketi DEDAŞ’ın tedbirsizlikleri nedeniyle yangınlara katkısını sorguladılar. Ayrıca, yangınların söndürülmesi için gerekli helikopter ve ekipmanların zamanında sağlanmamasının da olumsuz etkiler yarattığı belirtildi.

Önergenin Gerekçesi

CHP'li Gülcan Kış: "Belediyeleri Cezalandırarak, Milleti Cezalandırıyorsunuz" CHP'li Gülcan Kış: "Belediyeleri Cezalandırarak, Milleti Cezalandırıyorsunuz"

Araştırma önergesinde, yangınların önlenememiş olmasının kamu kurumlarının ihmali ve sorumluluğu olduğu vurgulandı. Tarım arazileri ve ormanlık alanlarda meydana gelen bu tür afetlerin sık sık yaşanmasının ekosisteme ve yerel halkın yaşamına zarar verdiği ifade edildi. Meclis Araştırması'nın açılmasıyla, yangınların nedenleri, etkileri ve sorumlularıyla ilgili kapsamlı bir inceleme yapılması ve zarar gören vatandaşların haklarının korunması amaçlanıyor.

Yangınların Ardından Kamuoyu Baskısı Artıyor

Önergenin meclis gündemine alınmasıyla birlikte, Mardin ve Diyarbakır'daki yerel halkın yangın sonrası yaşadığı mağduriyetlerin kamuoyuna yansıması ve bu konuda artan talepler dikkat çekiyor. Yangınların nedenlerinin detaylı bir şekilde incelenmesi ve gelecekte benzer afetlerin önlenmesi adına alınacak tedbirlerin belirlenmesi bekleniyor.

Mardin Milletvekilleri Salihe AYDENİZ, Beritan GÜNEŞ ALTIN,  George ASLAN ve Kamuran TANHAN, araştırma önergesinde şu gerekçelere yerverdiler.

GEREKÇE

Yangınlar, çeşitli sebeplerle ortaya çıkan can ve mal kaybı başta olmak üzere doğaya ciddi zararlar oluşturan ve giderilmesi olanaksız sonuçlara neden olan afetlerdir. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal ve kasti durumlardan  kaynaklanan yangınların çoğunda büyük ölçüde can ve mal kaybı olmaktadır ve ne yazık ki Türkiye’de de bu tarz yangınların sayısı özellikle yaz aylarında artmaktadır. Yangının asıl oluşturduğu yok edici etki ise en çok ormanlık alanlarda gün yüzüne çıkmaktadır.

Orman ve tarım arazilerinde görülen yangınların dikkatsizlik sebebiyle olduğu gibi kasti olarak da ortaya çıktığı geçmiş tecrübelerle sabittir. Çıkan kimi yangınlara teknolojinin sunduğu imkanların kamu kurumları tarafından kullanılmadan “müdahale edildiğiyle” veyahut da yangını söndürmek için seferber olan bölge halkının türlü gerekçelerle engellenmesiyle yine daha önce çok kez karşılaşılmıştır. 2023 yılının Ağustos ayında Şırnak’ın birçok ilçesinde “çıkan” orman yangınlarına Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin müdahale etmediği, yangını söndürmek isteyen bölge halkının ise kolluk vasıtasıyla engellendiği bilinmektedir.

2024 yılı yaz aylarında da özellikle Kürtlerin yoğun yaşadıkları illerdeki tarım arazilerinde hayatın olağan akışına aykırı şekilde ortaya çıkan yangınlar sonucunda on binlerce dönüm tarım arazisi ve ormanlık alan yanarken yangınlar yerleşim yerlerine/köylere kadar erişmiş ve çok sayıda yurttaşın ve hayvanın can vermesine sebep olmuştur, ekosisteme ciddi zararlar vermiştir.

Hizmet ürettiği illerde, DEDAŞ’ın aşırı sıcakların yaşandığı yaz aylarında dahi tarımsal arazilere verilen elektriği günlerce haftalarca kesmesi, daha sonra ise elektriği bir anda yüksek voltajda vermesi dolayısıyla, yıllardır yangınlarla sık sık karşılaşılmakta, on binlerce dönümlük tarım arazileri yanmaktadır. Bunun neticesinde tarımsal üretim düşüş gösterirken zararları kamu tarafından tazmin edilmeyen bölge halkı ise zaten var olan ekonomik krize ek olarak bir kat daha derin yoksullukla baş başa bırakılmaktadır. Geçtiğimiz haftalarda da Mardin’in Derik ve Kızıltepe ilçeleri başta olmak üzere bölgenin birçok yerinde yine DEDAŞ’ın tarım arazilerine uzun süre kesinti yaptığı elektriği bir anda yüksek voltajda vermesinin sonucunda, 10 bin dönümden fazla buğday ekili tarım arazisi yanmış, yüzlerce sulama borusu kullanılamaz hale gelmiş, onlarca hayvan ise yaşamını yitirmiştir.

Kızıltepe ve Derik’teki bu yangınların hemen ardından 20 Haziran günü Mardin’in Mazıdağı ilçesi ile Diyarbakır’ın Çınar ilçesi arasında başlayan yangınlar ise göz göre göre kurumlar eliyle bir felakete dönüştürülmüştür. Yarısından fazlası ekili olan 50 bin dönümden geniş bir alanda etkili olan yangın neticesinde en az 15 yurttaş yaşamını yitirirmiş, 100’e yakın yurttaş yaralanmış, binlerce hayvan ise yaşamını yitirmiştir. Bu büyük yangından yalnızca üç gün önce başka bir yangınla karşılaşan bölge halkının, daha önce defalarca kez olduğu gibi DEDAŞ’a 40 yıllık elektrik direklerinin değiştirilmesine dair tekrar başvuruda bulunmasına rağmen yetkililer bu talebe yine kulak tıkamıştır. Gerekli tedbirlerin alınmamasının sonucunda 20 Haziran gecesi, on binlerce dönümlük alana yayılan yangının da 40 yıllık odun elektrik direklerinden çıktığı ilk belirlemelerle ve görgü tanıklarının aktarımlarıyla sabittir. Ancak yangına vaktinde ve gerekli ekipmanlar ile müdahale edilmemesinde esas sorumluluk sahibi olan valilikler ve diğer yetkili kurumlar, bu gerçeğin üstünü örtmek ve kamu kurumlarının bu faciadaki rolünü görünmez kılmak için “suçu” çiftçiye atmaya çalışmakta, yangınların anız yakmadan dolayı ortaya çıktığını iddia etmektedirler.

2022 yılı yaz aylarında dönemin Tarım ve Orman Bakanının ilk olarak Muğla’nın Datça ilçesinde çıkan yangınlara müdahalede kullanıldığını açıkladığı gece görüşlü yangın söndürme helikopterleri ve mevcut Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın 15 Haziran 2024’te yerli imkanlarla geliştirildiğini müjdelediği yangın söndürme işlemlerinde kullanılan helikopterleri, 20 Haziran 2024’teki Çınar-Mazıdağı yangınlarında bölge halkının ve belediyelerin tüm taleplerine rağmen valilikçe “gece görüşlü helikopter yok” gerekçesiyle temin edilmemiş ve yangının sabah saatlerine kadar yayılarak devam etmesine seyirci kalınmıştır. Çınar-Mazıdağı yangınlarının hemen ertesi günü ise bu halikopterlerin Balıkesir ve kimi başka illerde çıkan yangınların söndürülmesinde kullanıldığına dair görüntüler kamuoyuna yansımıştır. Mardin ve Diyarbakır’da Tarım ve Orman Bakanlığının envanterinde bulunan gece görüşlü yangın söndürme helikopterlerinin bölgeye sevk edilmemesine ek olarak yangını kendi imkanlarıyla söndürmek için seferber olan halkın önünün kesilmesiyle yangın daha geniş arazilere yayılmıştır. İlgili kamu kurumlarının yeterli müdahale etmemesine rağmen kayyımlardan bir enkaz devralan DEM Parti yönetimindeki belediye ekipleri ise ilk andan itibaren tüm gücüyle yangın söndürme çalışmalarına katılmıştır.

20 Haziran gecesi ayrıca hem Mardin hem de Diyarbakır’daki hastanelerde ambulans ve yanık ünitelerinin yetersizliğinden dolayı büyük bir kaos meydana gelmiştir. Büyükşehir statüsünde yer alan Mardin’de hiçbir hastanede yanık ünitesi bulunmazken Diyarbakır’da yalnızca bir hastanede yanık ünitesinin bulunması yaralıları nitelikli bir tedaviye erişememesine, durumlarının daha da ağır hale gelmesine neden olmuştur.

Ekolojik kırım kategorisine alınabilecek olan bu ve benzeri önlenebilir yangınların önüne geçilmemesinin, kamu kurumlarının ve Dicle Elektirik Dağıtım AŞ.’nin bu yangınlardaki sorumluluklarının, bu yangınların ekosisteme ve insan yaşamına yaptığı zararların araştırılması ile yurttaşların karşı karşıya kaldıkları maddi ve manevi zararların  tespit/tanzim edilmesi ve afet bölgesi ilan edilmesi için Meclis araştırması açılması zaruridir.

Editör: Haber Merkezi