Mersin’de Eğitim Sendikaları ve Veli-Der’den MEB’e Ortak Sınav Tepkisi: “Öğretmen Veri Giriş Memuruna Dönüştürülemez”

Mersin’de Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim-İş, Eğitim Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Veli-Der, Milli Eğitim Bakanlığının Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne karşı ortak açıklama yaptı. Yeni sistemin öğretmenlerin mesleki özerkliğini sınırlandırdığını, öğrenciler arasındaki eşitsizlikleri derinleştireceğini ve öğretmenlere ek bürokratik yük getirdiğini belirten eğitim örgütleri, “Eğitimde ölçme ve değerlendirme eğitimcilere bırakılmalıdır” çağrısında bulundu.

Mersin’de dört eğitim sendikası ile Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) ortaokul ve liselerde uygulamaya koyduğu Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne (OYSS) karşı ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

Hürriyetçi Eğitim Sen Mersin Şubesi, Eğitim-İş Mersin Şubesi, Eğitim Sen Mersin Şubesi, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Veli-Der Mersin Temsilciliğinin ortak açıklamasında, 16 dersi kapsayan yeni sınav sisteminin hem hukuki hem de pedagojik açıdan ciddi sorunlar taşıdığı savunuldu.

Eğitim örgütleri, öğretmenlerin soru hazırlama yetkisinin sınırlandırılmasına, merkezi soru havuzu uygulamasına ve sınav sonuçlarının soru bazında sisteme girilmesi zorunluluğuna karşı çıktı.

“Öğretmenin mesleki yetkisi daraltılıyor”

Ortak açıklamada, yeni sistemin öğretmenleri eğitim sürecinin belirleyici unsuru olmaktan uzaklaştırdığı ifade edildi.

Sınav sorularının merkezi soru havuzuna bağlandığı, okul zümrelerinin hazırlayabileceği soru sayısının ikiyle sınırlandırıldığı ve havuzdaki soruların öğretmenlerin erişimine sınavdan yalnızca dört gün önce açıldığı belirtildi.

Bu düzenlemenin öğretmenlerin öğrencilerini tanıyarak ölçme ve değerlendirme yapma olanaklarını sınırlandırdığı savunularak şu değerlendirmeye yer verildi:

“Öğretmen, merkezden gönderilen soruları uygulayan ve sonuçları sisteme aktaran bir görevliye indirgenmemelidir. Öğrencinin ön öğrenme durumunu, gelişim hızını ve öğrenme güçlüklerini doğrudan gözlemleyen öğretmenin mesleki birikimi, sınavın hazırlanmasına, ölçme ve değerlendirmesine yansıyabilmelidir.”

Eğitim örgütleri, öğretmenliğin yalnızca hazır içerikleri aktarmak ve sınav sonuçlarını sisteme işlemekten ibaret olmadığını vurguladı.

“Eşit olmayan koşullarda aynı sınav eğitimde adaleti sağlamaz”

Açıklamada, Türkiye’deki okullar arasında fiziki koşullar, sınıf mevcutları ve öğrencilerin eğitim olanakları bakımından önemli farklılıklar bulunduğuna dikkat çekildi.

Kırk kişilik sınıflarla on beş kişilik sınıflarda aynı öğrenme koşullarının bulunmadığı belirtilerek merkezi sınav sisteminin bu farklılıkları yeterince gözetmediği savunuldu.

Eğitim örgütleri, standartlaştırılmış sınavların mevcut eşitsizlikleri gidermek yerine derinleştirebileceğini ifade etti:

“Eşit olmayan koşullarda eğitim gören öğrencileri standart sınavlarla değerlendirmek, eğitimde eşitliği sağlamak değil, mevcut eşitsizliklerin sonuçlarını standart ölçütlerle kayıt altına almaktır.”

Açıklamada, eğitimde adaletin bütün öğrencilere aynı soruların yöneltilmesiyle değil, her öğrencinin nitelikli eğitime eşit koşullarda erişebilmesiyle sağlanabileceği vurgulandı.

Öğretmenlere soru bazında veri girişi zorunluluğuna itiraz

Ortak açıklamada öne çıkan bir diğer konu, sınav sonuçlarının dijital sisteme işlenmesine ilişkin yeni yükümlülükler oldu.

Yeni uygulama kılavuzunda öğretmenlerden sınav sonuçlarını soru bazında sisteme girmelerinin istendiği belirtilerek bunun ciddi bir idari iş yükü oluşturacağı ifade edildi.

Öğretmenlerin sınavları okuma ve değerlendirme görevlerine ek olarak binlerce veriyi sisteme girmek zorunda bırakılmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kılavuzun soru bazında puan girişi zorunluluğu öğretmenlere ağır bir idari iş yükü yüklemektedir. Sınavların okunması ve değerlendirilmesine eklenen bu yükün, yeterli bilgisayar, internet ve çalışma imkânı sağlanmadan öğretmenlerin üzerine bırakılması kabul edilemez.”

Öğretmenlerin ders hazırlığına ve öğrencilerine ayırması gereken zamanın bürokratik işlemlerle tüketilmemesi istendi.

“Kılavuz, yönetmeliğin verdiği yetkileri sınırlandıramaz”

Eğitim sendikaları ve Veli-Der, yeni sınav sisteminin hukuki dayanağını da tartışmaya açtı.

Açıklamada, mevzuat hiyerarşisi gereği yönetmeliklerin uygulama kılavuzlarından üstün olduğu hatırlatılarak kılavuzların yönetmeliklerle tanınan yetkileri daraltamayacağı savunuldu.

MEB Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği'ne göre okul genelinde yapılan yazılı sınavlarda zümre öğretmenlerinin takdir yetkisinin bulunduğu belirtilen açıklamada, yeni kılavuzla bu yetkinin yüzde 20 düzeyine çekilmek istendiği ileri sürüldü.

“Yönetmelik ile tanınan yetkilerin, alt düzenleme niteliğindeki kılavuzla etkisizleştirilmesi doğru değildir” denilen açıklamada, merkezi yazılım üzerinden yürütülen uygulamanın yerel karar mekanizmalarını devre dışı bıraktığı savunuldu.

İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliklerinde sınav sonuçlarının e-Okul sistemine toplam puan olarak işlenmesinin esas alındığı, yeni kılavuzun ise öğretmenlere ilave veri işleme yükümlülüğü getirdiği ifade edildi.

“Hatalı soruların sorumluluğu kime ait olacak?”

Eğitim örgütleri, merkezi soru havuzundan otomatik olarak seçilecek soruların niteliğine ilişkin de soru işaretleri bulunduğunu belirtti.

Yeni sistemde sınav senaryolarındaki öğrenme çıktılarına yönelik yalnızca iki sorunun zümre öğretmenleri tarafından hazırlanmasının öngörüldüğü, diğer soruların ise Bakanlığın dijital havuzundan seçileceği hatırlatıldı.

Bu yöntemin öğrencilerin farklı öğrenme düzeylerini yeterince dikkate almayabileceği ifade edilerek şu soru yöneltildi:

“Soruların hatalı veya öğrencilerin düzeyine uygun olmaması durumunda sorumluluk kime ait olacaktır?”

Öğretmenlerin öğrencilerinin ihtiyaçlarına uygun ölçme araçları geliştirebilmesinin pedagojik açıdan önemli olduğu vurgulandı.

“Öğretmenlerin akademik özgürlüğü korunmalı”

Açıklamada, öğretmenlerin mesleki özerkliğinin yalnızca sınav hazırlama süreciyle sınırlı olmadığına dikkat çekildi.

Öğretim programlarından ders kitaplarına, öğretim süreçlerinden ölçme ve değerlendirmeye kadar birçok alanda öğretmenlerin karar alma mekanizmalarındaki etkisinin yıllar içerisinde sınırlandırıldığı savunuldu.

Yeni düzenlemeyle öğretmenlerin kendi öğrencilerine yöneltecekleri soruları belirleme yetkisinin de daraltılmak istendiği ifade edildi.

Eğitim örgütleri, öğretmenin öğrencisini tanıyan, öğrenme süreçlerini planlayan ve ölçme araçlarını geliştiren pedagojik bir özne olduğunu belirterek mesleki özerkliğin korunmasını istedi.

MEB’e çağrı: “Ben yaptım, oldu anlayışından vazgeçin”

Ortak açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığının sınavlarda standartlaşmayı sağlamak ve öğrencilerin öğrenme eksikliklerini belirlemek amacıyla yeni sistemi hayata geçirdiği ancak uygulamanın öğretmenlerin yetkilerini daralttığı ve eğitimdeki eşitsizlikleri yeterince dikkate almadığı savunuldu.

Bakanlığın önceliğinin öğretmenlerin mesleki yetkilerini sınırlandırmak değil, okulların ihtiyaçlarını karşılamak ve eğitim sürecindeki rollerini güçlendirmek olması gerektiği belirtildi.

“Eğitimde niteliği artırmak istiyorsak, ‘Ben yaptım, oldu’ anlayışını bir kenara bırakmalı; öğretmenlerin mesleki özerkliğine saygı duyulmalı, hukuka uygun ve kapsayıcı düzenlemeler yapılmalıdır” denildi.

“Daha adil ve bilimsel bir ölçme-değerlendirme sistemi mümkün”

Eğitim sendikaları ve Veli-Der, açıklamalarının sonunda Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne karşı olduklarını yineledi.

Öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme süreçlerindeki yetkilerinin korunmasını, eğitimde fırsat eşitsizliklerinin giderilmesini ve bürokratik iş yükünün azaltılmasını isteyen örgütler, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

“Bu gerekçelerle Milli Eğitim Bakanlığının Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) uygulamasına karşıyız. Daha adil, daha bilimsel ve daha gerçekçi bir ölçme-değerlendirme sistemi mümkündür. Eğitimde ölçme-değerlendirme eğitimcilere bırakılmalıdır.”

Ortak açıklamaya imza atan eğitim örgütleri

  • Hürriyetçi Eğitim Sen Mersin Şubesi

  • Eğitim-İş Mersin Şubesi

  • Eğitim Sen Mersin Şubesi

  • Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası

  • Veli-Der Mersin Temsilciliği