DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı açıklamada cezaevlerinde uygulanan disiplin cezalarının tahliyeyi ortadan kaldıran yeni bir infaz rejimine dönüştüğünü söyledi. Aslan, bir yandan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na kapsamlı başvuru yaptıklarını, diğer yandan Adalet Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdiklerini belirtti.

Aslan, cezaevlerinde disiplin hukukunun istisnai bir alan olmaktan çıktığını vurgulayarak, “Türkiye cezaevlerinde disiplin hukuku; tahliyeyi ortadan kaldıran, infazı yakan, hukuku askıya alan yeni bir infaz rejimine dönüşmüştür. Mahpusların ifadesiyle bu artık ‘disiplin’ değil, ‘infaz yakma rejimidir’” dedi.

“Geçmiş cezalar yeniden çıkarılıyor”

Birçok cezaevinde geçmişte verilmiş, infaz edilmiş hatta kaldırılmış hücre cezalarının yıllar sonra yeniden gündeme getirilmesiyle koşullu salıverilme hakkının fiilen engellendiğini dile getiren Aslan, bunun “tahliyeyi bir hak olmaktan çıkaran kapalı devre cezalandırma düzeni” olduğunu söyledi.

Düzce Cezaevi örneği

Müzeyyen Şevkin, meclis kürsüsünden Adana’nın sorunlarını tek tek anlattı, çözüm istedi
Müzeyyen Şevkin, meclis kürsüsünden Adana’nın sorunlarını tek tek anlattı, çözüm istedi
İçeriği Görüntüle

Aslan, Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşananları örnek göstererek, Resul Baltacı, Fikret Karakoç, Mazlum Kaya ve Sinan Tutmaz hakkında verilen hücre cezalarının koşullu salıverilmeyi engellediğini aktardı. Kürtçe şarkı söylemek, halay çekmek ve beraatle sonuçlanan bir fotoğraf gerekçesiyle verilen cezaların sürdüğünü belirtti.

Bakırköy Cezaevi’nde kadın mahpuslar

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki uygulamaların ise kadın mahpuslar üzerinde “özel bir cezalandırma rejimine” dönüştüğünü ifade eden Aslan; Sema Oral, Rukiye Fidan, Tenzile Acar, Hatice Güzel, Dilan Turan, Şükran Avşar, Kıymet Ilgaz ve Şivekar Ataş’ın hücre cezaları nedeniyle koşullu salıverilmeden yararlanamadığını dile getirdi.

Mersin ve Sungurlu örneği

Mersin ve Sungurlu cezaevlerine ilişkin örnekler de paylaşan Aslan, Vedat Bozkurt’un beraat kararına rağmen hücre cezaları nedeniyle tahliye hakkının ortadan kaldırıldığını söyledi.

Bolu’da “umut hakkı” vurgusu

Bolu Cezaevi’nden çok sayıda mahpusun ismini sıralayan Aslan, hücre cezaları gerekçe gösterilerek “umut hakkının” kurullar eliyle sıfırlandığını ve idarenin keyfi takdirine bırakıldığını dile getirdi.

“Burada mesele disiplin değil, tahliye hakkının yok edilmesidir”

Aslan, gelinen noktayı şöyle özetledi:

“Geçici olması gereken disiplin yaptırımı kalıcılaştırılmakta, mahpusun iyi halli olması, uzun süre ceza almaması, hatta beraat etmesi dahi tahliyeye yetmemektedir. Bu hukuki güvenliğin çöküşüdür.”

Aslan, Adalet Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

  • Türkiye genelinde kaç mahpus bu uygulamadan etkilenmektedir?

  • Hangi cezaevlerinde hangi idari pratikler işletilmektedir?

  • Bakanlık bu tabloyu hangi hukuk anlayışıyla izlemektedir?

“Bu rejimi kabul etmiyoruz”

DEM Partili Aslan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Karşımızda ülke çapında işletilen bir tahliye engelleme rejimi vardır. Bu rejimi kabul etmiyoruz. Tahliye yeniden hak olana kadar meselenin takipçisi olacağız.”

Muhabir: Haber Merkezi