HATAY / DEFNE – 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Hatay’da 20 yıldır faaliyet yürüten Epik Sanat Tiyatrosu, 2026 yılına özel tiyatro bildirisini kamuoyuyla paylaştı. Genel Sanat Yönetmeni Gökhan Altunöz imzasını taşıyan metin, yalnızca bir kutlama değil; oyunculara, seyircilere ve topluma yönelik güçlü bir “direnç, empati ve motivasyon” çağrısı niteliği taşıyor.

Yerel Tiyatronun Gücü: “Işık Bölündükçe Çoğalır”

Epik Sanat Tiyatrosu’nun yayımladığı bildirinin merkezinde, yerel tiyatroların toplumsal rolü yer alıyor. Bildiride, tiyatronun yalnızca büyük şehirlerin sahnelerine sıkışan bir sanat olmadığı; aksine küçük kentlerin sokaklarında, mahallelerinde ve halkın gündelik yaşamında gerçek anlamını bulduğu vurgulanıyor.

Altunöz, yerel tiyatroları “bir kentin hafızası” olarak tanımlayarak şu yaklaşımı öne çıkarıyor:
Tiyatro yerelden doğar, yerelden beslenir ve oradan tüm ülkeye yayılan kültürel bir akışın kaynağı olur.

2005 yılından bu yana Hatay’da sanat üretimini sürdüren Epik Sanat Tiyatrosu da bu anlayışla, sanatı halkla buluşturmayı temel ilke haline getiriyor.

1003874819

Gökhan Altunöz: Sanata Adanmış 20 Yıl

Bildirinin yazarı olan Gökhan Altunöz, sanat yaşamını doğup büyüdüğü Defne’de sürdüren bir tiyatro insanı olarak dikkat çekiyor. 1 Aralık 1982 doğumlu Altunöz, Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. İstanbul Üniversitesi’nde dramatik yazarlık, tiyatro terapi ve drama eğitmenliği alanlarında aldığı eğitimlerle sanatsal üretimini derinleştirdi.

Bugüne kadar 15 tam metin ve 200’e yakın kısa oyun kaleme alan Altunöz; eserlerinde toplumsal meseleleri sahneye taşıdı.
“Nazım” ve “Yaşamak Şakaya Gelmez” gibi çalışmalarında Nâzım Hikmet mirasını işleyen Altunöz, “Sus(mak)” ve “Adı Kadın” gibi oyunlarında ise güncel toplumsal yaralara odaklandı.

Aynı zamanda müzikle de iç içe olan sanatçı, gitar ve bağlama performanslarını sahneye taşıyarak disiplinlerarası bir tiyatro dili kuruyor.

“Tiyatro Şiddetin Dilini Susturur”

Altunöz’ün kaleme aldığı bildiride tiyatronun dönüştürücü gücü güçlü ifadelerle dile getiriliyor. Metinde, tiyatronun bireyde empati duygusunu geliştirdiği, toplumsal şiddeti azaltan bir iletişim alanı yarattığı vurgulanıyor.

Bildiriden öne çıkan mesajlar şöyle:

  • “Tiyatro ile büyüyen insan, yumruğunu değil sesini kaldırır.”
  • “Empati, sahnenin görünmeyen dekorudur.”
  • “Bir toplum tiyatroyla konuştuğunda, şiddet dilini kaybeder.”

Bu ifadelerle tiyatronun yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda toplumsal iyileşmenin aracı olduğu belirtiliyor.

Oyunculara ve Seyircilere Çağrı

Epik Sanat Tiyatrosu’nun bildirisi, sahne emekçilerine ve izleyicilere doğrudan sesleniyor. Tüm zorluklara rağmen üretmeye devam eden tiyatroculara “Emeğiniz dünyayı iyileştiriyor” mesajı verilirken; seyircilere ise sanatın sürdürülebilirliğindeki rolleri hatırlatılıyor.

Altunöz, tiyatronun varlığını şu sözlerle özetliyor:
“Perde her açıldığında umut nefes alır.”

Bir Bildiriden Fazlası: Toplumsal Bir Davet

27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında yayımlanan bu metin, Epik Sanat Tiyatrosu için yalnızca bir anma ya da kutlama değil; aynı zamanda topluma yöneltilmiş bir davet olarak öne çıkıyor.

Sanatın birleştirici gücüne dikkat çeken bildiri, özellikle yerel tiyatroların desteklenmesi gerektiğini hatırlatırken; tiyatronun insanı insana anlatan en güçlü araçlardan biri olmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ EPİK SANAT TİYATROSU 2026 TİYATRO BİLDİRİSİ

Şehrin Ritmi Duvarlarda, Sahnede Yankı: Adana Müziği Fotoğraf ve Konserde Buluşuyor
Şehrin Ritmi Duvarlarda, Sahnede Yankı: Adana Müziği Fotoğraf ve Konserde Buluşuyor
İçeriği Görüntüle

Sahne karardığında dünya susar. Bir ışık yanar. Ve insan, kendine doğru yürümeye başlar. Bazen o karanlık, uzaktan gelen bir siren sesi gibidir. Yarım kalmış oyunların, içine gömülmüş çığlıkların yankısıdır. Sahne, o sesi duyulur kılmak için vardır.

​Biz biliyoruz: Tiyatro ile büyüyen insan, yumruğunu değil sesini kaldırır. Çünkü sahnede öğrenir; bağırmanın değil anlatmanın güçlü olduğunu. Kendi hikâyesini kurabilen biri, hiçbir karanlıkta tamamen susmaz. Tiyatro, kalbin prova yaptığı yerdir. Bir başkasının ayakkabısını giyip yürümeyi, bir yabancının gözünden ağlamayı, bir düşmanın kalbinde atmayı öğretir. Görünmeyeni fark etmeyi, duyulmayanı işitmeyi… Empati, sahnenin görünmeyen dekorudur. O dekor kurulduğunda şiddet barınamaz. Çünkü bir başkasının acısını hisseden el, incitmeye cesaret edemez.

​Sahne bir aynadır. İnsan orada kendini çoğalmış görür. Kötülüğünü de, iyiliğini de. Bazen o aynada, kırılmış bir hayat, yarım bırakılmış bir hikâye bakar bize. Ve her temsil, içimizdeki karanlığa tutulmuş bir ışıktır.

​Tiyatro disiplinin şiiridir. Bir repliği beklemek sabrı öğretir. Bir bakışta kalabilmek güveni. Bir sahneyi paylaşmak adaleti. Orada her temas rızayla doğar. Her adım sınır bilir. Her söz sorumluluk taşır. Hiçbir ses bastırılmaz. Hiçbir varlık yok sayılmaz.

​Tiyatro ile yoğrulan insan, bedenin ve sınırların değerini öğrenir. Kimsenin alanına hoyratça girmez. Kimsenin hakkını gölgelemez. Çünkü sahnede biliriz: Bir kişinin ışığı diğerinin karanlığı değildir. Işık bölündükçe çoğalır. Ve hiçbir ışık, bir başkasını söndürerek var olmaz.

​Biz diyoruz ki: Perde her açıldığında umut nefes alır. Bir insan sahneye çıktığında dünya biraz daha iyileşir. Bir toplum tiyatroyla konuştuğunda, şiddet dilini kaybeder. Silahlar susar demiyoruz, ama insan konuşmayı öğrenir. Ve konuşan insan, yıkmak yerine kurmayı seçer.

​Tiyatro oyun değildir yalnızca. Tiyatro, insan olmanın sonsuz provasıdır. Ve biz, her temsilde dünyayı yeniden kurmaya devam ederiz.

​Gökhan ALTUNÖZ

Epik Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni

Muhabir: Güven BOĞA