DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi içerisinde çalışma koşullarının düzenlendiği yeni bir bölüme geçtiğini doğruladı. Bu değişikliğin tek başına yeni bir statü anlamına gelmediğini belirten Buldan, Öcalan’ın “Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü” olarak sürece katkı sunma talebinin henüz karşılanmadığını söyledi. Buldan, kadın örgütleri, gazeteciler ve akademisyenlerle görüşme taleplerinin de iki yıldır sonuçsuz kaldığını ifade etti.

DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar’ın, Abdullah Öcalan’ın kendisi için hazırlanan yeni bir bölüme geçtiğini açıklamasının ardından, heyetin bir diğer üyesi Pervin Buldan da konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Buldan, İmralı Cezaevi'ndeki yeni düzenlemenin kapsamına, Öcalan’ın süreçte üstlenmek istediği role ve farklı toplumsal kesimlerle görüşme taleplerine ilişkin açıklamalar yaptı.

“Yeni bölüm cezaevinin dışında değil”

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre Buldan, Öcalan’ın geçtiği yeni bölümün cezaevi sınırları içerisinde bulunduğunu ve düzenlemenin çalışma koşullarını iyileştirmeye yönelik olduğunu belirtti.

Buldan, yeni mekânın cezaevinden bağımsız bir yer olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu yeni yer cezaevinin bir parçası, cezaevinin dışında bir yer değil. Cezaevinin içinden oraya geçiliyor.”

Buldan, söz konusu değişikliğin yalnızca çalışma koşullarının düzenlenmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Statü meselesi yalnızca mekân değişikliğiyle tanımlanamaz”

Öcalan’ın yeni bir bölüme geçmesinin hukuki veya siyasi statüsünün değiştiği anlamına gelmediğini belirten Buldan, bu konuda henüz somut bir tanımlama yapılmadığını söyledi.

Buldan, Öcalan’ın devam eden süreçte üstlenmek istediği göreve ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Statü meselesi sadece sayın Öcalan’ın o yere geçmiş olmasıyla tanımlanabilecek bir mesele değil. Sayın Öcalan şu an ‘Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü’ olarak çalışmayı bekliyor. Sayın Öcalan, ‘Ben bu sürece Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü olarak katkı sunmak istiyorum’ dedi ama henüz bu tanım yapılmadı.”

Buldan’ın açıklamaları, İmralı’daki fiziki koşullara ilişkin düzenlemeler ile Öcalan’ın barış sürecindeki rolünün resmî olarak tanımlanmasının birbirinden ayrı konular olduğunu ortaya koydu.

“Kadın kurumları, gazeteciler ve akademisyenlerle görüşmek istiyor”

Pervin Buldan, Öcalan’ın yalnızca siyasi parti temsilcileriyle değil, toplumun farklı kesimleriyle de doğrudan görüşmek istediğini belirtti.

Kadın kurumları, gazeteciler ve akademisyenlerle görüşme taleplerinin uzun süredir gündemde olduğunu ifade eden Buldan, bu taleplerin iki yıldır karşılanmadığını söyledi.

Buldan, görüşmelerin yalnızca siyasi heyet ziyaretleriyle sınırlı kalmasını eleştirerek şunları kaydetti:

“Sayın Öcalan başından beri toplumun farklı kesimleri ile görüşmek istediğini söyledi. Kadın kurumları, gazeteciler, akademisyenlerle görüşmek istediğini söyledi. Ama bunlar iki yıldır gerçekleşmiyor. Sadece siyasi bir heyet gidiyor, biz gidiyoruz. Bu da sürecin ilerleyebilmesi için yeterli değil. Bunun için de hızlı bir şekilde adım atılması gerekiyor.”

Buldan'dan görüşme koşullarının genişletilmesi çağrısı

Buldan, barış sürecinin ilerleyebilmesi için İmralı’daki görüşmelerin yalnızca siyasi heyetlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu.

Öcalan’ın farklı toplumsal kesimlerle doğrudan iletişim kurabilmesinin önemine dikkat çeken Buldan, bu yöndeki taleplerin karşılanması için gecikmeden adım atılmasını istedi.

Buldan’ın açıklamalarında iki konu öne çıktı: Öcalan’ın çalışma koşullarına ilişkin fiziki düzenlemenin statü değişikliği olarak değerlendirilmemesi ve barış sürecinde üstlenmek istediği rol ile farklı kesimlerle görüşme taleplerinin henüz karşılanmamış olması.

Buldan’ın açıklamalarına ilişkin aktarılan bilgilerde, Öcalan’ın talep ettiği “Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü” tanımının resmî olarak kabul edildiğine dair bir bilgi bulunmuyor.