Türkiye’yi sarsan okul saldırılarının ardından çocuklara yönelik psikososyal destek sisteminde kritik bir adım atıldı. 24 Nisan 2026 tarihli ve 33233 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Danışmanlık Tedbiri Kararlarının Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”, 18 yıldır yürürlükte olan düzenlemeyi tamamen değiştirerek yeni bir çerçeve getirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaklaşa hazırlanan tebliğ, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklara yönelik danışmanlık hizmetlerini yeniden yapılandırıyor.
Okul saldırılarının ardından geldi
Düzenleme, Türkiye’de peş peşe yaşanan okul saldırılarının hemen ardından yürürlüğe girdi.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir lisede 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırıdan sadece saatler sonra, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yaşanan ve 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği saldırı, ülke gündeminde derin bir travma yarattı.
Olayların ardından TBMM’de araştırma komisyonu kurulurken, Mustafa Çiftçi okul güvenliği için 7 basamaklı eylem planını açıkladı. Yusuf Tekin ise okullarda kamera entegrasyonu ve turnikeli geçiş sistemlerini gündeme getirdi.
Ancak tartışmalar kısa sürede fiziki güvenlik önlemlerinin ötesine taşındı ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ihtiyacı öne çıktı.
Danışmanlık tedbiri nedir?
Yeni tebliğ, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu temel alınarak hazırlandı. Buna göre danışmanlık tedbiri;
- Korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklara,
- Aynı zamanda ailelerine,
- Psikososyal ve eğitsel destek verilmesini kapsayan bir hizmet modeli olarak tanımlanıyor.
Bu tedbir, mahkeme veya çocuk hâkimi kararıyla uygulanıyor ve tek başına risk azaltıcı bir müdahale olarak da devreye alınabiliyor.
Üçlü yapı: Okul, sosyal hizmet, yerel yönetim
Tebliğle birlikte danışmanlık hizmetleri üç ana kurum üzerinden yürütülecek:
1. Milli Eğitim Bakanlığı
Okullardaki rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar ilk uygulayıcı olacak. Rehber öğretmeni bulunmayan okullarda rehberlik araştırma merkezleri devreye girecek.
2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Sosyal hizmet uzmanları başta olmak üzere; ihtiyaç halinde psikolog, çocuk ve ergen psikiyatristi, aile hekimi ve hemşireler görevlendirilebilecek.
3. Yerel yönetimler
Belediyeler ve il özel idareleri, kapasite yetersizliği durumunda özel merkezler, dernekler ve vakıflarla iş birliği yapabilecek ya da hizmet satın alabilecek.
Süreç nasıl işleyecek?
Yeni düzenleme, danışmanlık sürecini net takvimlere bağladı:
- Tebliğden sonra 5 iş günü içinde personel görevlendirilecek
- Görevli uzman 3 gün içinde süreci başlatacak
- Aileler 10 gün içinde başvuru yapmak zorunda olacak
Danışmanlık süreci:
- En az 8 oturum,
- 15 günde bir görüşme esasına göre planlanacak
- Her 3 ayda bir rapor hazırlanarak mahkemeye sunulacak
Ayrıca bir danışmanın en fazla 15 dosya ile ilgilenebileceği kuralı getirildi.
Hangi risk alanlarına odaklanacak?
Tebliğ, güncel toplumsal riskleri doğrudan hedef alıyor. Danışmanlık sürecinde ele alınacak başlıca konular şunlar:
- Madde bağımlılığı
- Şiddet ve öfke kontrolü
- Akran zorbalığı
- Dijital bağımlılık
- Cinsel istismar farkındalığı
- Aile içi iletişim sorunları
- Boşanma ve yas süreçleri
- Ebeveynlik becerileri
Bu başlıklar, son yıllarda çocuklar arasında artan risk faktörleriyle örtüşmesi bakımından dikkat çekiyor.
Eğitim zorunluluğu getirildi
Danışmanlık hizmeti verecek personel için:
- 30 saatlik uygulayıcı eğitimi veya
- 40 saatlik eğitici eğitimi zorunlu hale getirildi.
Eğitimler sonrası başarılı olanlara sertifika verilecek. Bu adım, hizmet kalitesini standartlaştırmayı hedefliyor.
2008 düzenlemesi yürürlükten kalktı
Yeni tebliğle birlikte, 25 Ekim 2008 tarihli eski düzenleme tamamen yürürlükten kaldırıldı. Böylece çocuklara yönelik danışmanlık sistemi, yaklaşık 18 yıl sonra kapsamlı biçimde yenilenmiş oldu.
Uzmanlar ne diyor? “Fiziki önlem yetmez”
Okul saldırılarının ardından güvenlik tartışmaları büyük ölçüde kamera, turnike ve güvenlik personeline odaklandı. Ancak uzmanlara göre bu önlemler tek başına yeterli değil.
Kahramanmaraş’taki saldırıda failin önceden çeşitli uyarı işaretleri verdiğinin ortaya çıkması, erken müdahale mekanizmalarının önemini yeniden gündeme taşıdı.
Yeni tebliğ, tam da bu noktada:
- Risk altındaki çocukların erken tespiti
- Aile ile birlikte müdahale
- Sürecin yargı denetimi altında yürütülmesi
gibi unsurlarla daha sistematik bir yaklaşım getiriyor.
Kritik soru: Uygulama yeterli olacak mı?
Düzenleme kapsamlı olsa da en büyük soru işareti uygulama kapasitesinde yatıyor. Özellikle okullardaki rehber öğretmen ve psikolojik danışman sayısının yetersizliği, sistemin etkinliğini doğrudan etkileyecek.
Uzmanlara göre tebliğ, doğru kadro ve kaynakla desteklenirse çocukların suça sürüklenmesini önlemede ve psikososyal riskleri azaltmada önemli bir dönüm noktası olabilir. Ancak aksi durumda kağıt üzerinde kalan bir reform olma riski de taşıyor.




