Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler, deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin bildiriyi oydaşmayla kabul etti. Bildiri; erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesini, risk altındaki ülkelere finansman sağlanmasını ve kıyı topluluklarının geçim kaynakları ile kültürel mirasının korunmasını öngörüyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, yaklaşık 770 milyon insanın yüksek gelgit çizgisinin beş metreden daha az üzerinde yaşadığına dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 24 Eylül’de New York’ta düzenlediği üst düzey toplantıda, Deniz Seviyesinin Yükselmesine İlişkin BM Bildirisi kabul edildi. Devlet ve hükümet temsilcileri, yükselen suların özellikle küçük ada devletleri ile alçak kıyı bölgelerinde yaşayanlar için oluşturduğu tehdidi ve alınması gereken önlemleri ele aldı.

Toplantının açılışında konuşan BM Genel Sekreteri António Guterres, küresel deniz seviyesinin 2024’te yaklaşık altı milimetre yükseldiğini belirtti. Guterres’e göre milimetrelerle ifade edilen bu artışın bedeli, yerinden edilen toplulukların ve tehlikeye giren yaşamların sayısıyla ölçülüyor.

Bildiri hangi adımları içeriyor?

Kabul edilen bildiri, deniz seviyesindeki değişimin daha iyi izlenmesi için gözlem kapasitesinin artırılmasını, verilerin paylaşılmasını ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesini istiyor. Küçük ada devletleri ile en az gelişmiş ülkelerin uyum çalışmalarına yönelik finansmanın daha öngörülebilir ve erişilebilir olması da bildirinin başlıca talepleri arasında.

Metin, kıyı topluluklarının geçim kaynaklarının ve kültürel mirasının korunmasına, bu toplulukların kendilerini ilgilendiren kararlara katılmasına yer veriyor. Denizlerin yükselmesi karşısında devletlerin varlığının devamı ve uluslararası hukuka göre belirlenmiş deniz yetki alanlarının korunması da ele alınan hukuki konular arasında.

Guterres: Emisyonlar hızla düşürülmeli

Guterres, güçlü emisyon azaltımları sağlanmazsa deniz seviyesinin yüzyıl sonuna kadar bir metre yükselebileceği uyarısında bulundu. Evlerin, gıda üretiminin ve altyapının yanı sıra bazı ülkelerin toprak bütünlüğünün de risk altında olduğunu söyledi.

İklim değişikliğine en az katkıda bulunan toplumların en ağır tehlikeyle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Guterres; emisyonların azaltılması, kıyı topluluklarının korunması ve hukuki boşlukların giderilmesi çağrısı yaptı. Küresel emisyonların derhal zirve noktasına ulaşıp düşüşe geçmesi, 2035’e kadar yüzde 60 azaltılması ve iklim değişikliğine uyum finansmanının üç katına çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Ada ülkeleri için yaşam alanı ve kültürel kimlik meselesi

Saint Vincent ve Grenadinler Başbakanı Godwin Friday, ülke nüfusunun yüzde 85’inin ve kritik altyapısının yüzde 90’ının dar bir kıyı şeridinde bulunduğunu anlattı. Friday, dayanıklılığı artırmak için bugün yapılacak yatırımların, ileride karşılaşılacak kayıp ve zararların maliyetinden çok daha düşük olacağını söyledi.

Bildiri müzakerelerine eş başkanlık eden Cabo Verde’nin Başbakanı Francisco Carvalho ise deniz seviyesindeki yükselmenin ülkesi için uzak bir olasılık olmadığını vurguladı. Küçük ada devletleri açısından meselenin, toprak ve denizle iç içe geçmiş tarihsel ve kültürel kimliği korumakla da ilgili olduğunu belirtti.

Gözlem ve finansman çağrısı

Avrupa Komiseri Costas Kadis, Avrupa Komisyonu ile Kanada tarafından başlatılan OceanEye Uluslararası İttifakı’na 31 üyenin katıldığını ve 250 milyon dolarlık finansman taahhüdü sağlandığını açıkladı. Kadis, risk altındaki topluluklar için finansmana erişimin de en az kaynak miktarı kadar önemli olduğunu söyledi.

Ülkeler, konunun BM gündeminde tutulması üzerinde de uzlaştı. Bildiri, Genel Kurul’un 84. döneminin bitiminden önce deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin yeni bir üst düzey toplantı yapılması çağrısını içeriyor.