İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulu’nda başkan adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun yaptığı konuşma nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılması, baroların gündemine taşındı.
Adana, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Diyarbakır barolarının da aralarında bulunduğu 79 baro, ortak açıklamalarında soruşturmayı ifade özgürlüğü, savunmanın bağımsızlığı ve baroların demokratik işleyişi bakımından kaygıyla karşıladıklarını bildirdi.
“Eleştirel ve rahatsız edici görüşler de korunuyor”
Açıklamada, Anayasa’nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, toplum tarafından benimsenen düşüncelerin yanı sıra eleştirel, rahatsız edici ve sarsıcı görüşleri de kapsadığı belirtildi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. ve Anayasa’nın 13. maddelerine atıfta bulunan barolar, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin kanunilik, meşru amaç, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olması gerektiğini vurguladı.
Barolar, ceza hukuku bakımından yapılacak bir değerlendirmede sözlerin bütünü, söylendiği bağlam, açıklamanın amacı ve kamusal tartışmaya katkısının birlikte ele alınması gerektiğini savundu.
Açıklamada, “Mesleki ve kamusal tartışmalar kapsamında dile getirilen sert eleştirilerin, yalnızca rahatsız edici nitelikleri nedeniyle cezai müdahaleye konu edilmesi demokratik toplumun gerekleriyle bağdaşmaz” denildi.
“Baro genel kurulları demokratik tartışma platformlarıdır”
Ortak açıklamada, Anayasa’nın 135. maddesinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının demokratik esaslara göre örgütlenmesini güvence altına aldığına dikkat çekildi. Avukatlık Kanunu’nun 76. ve 95. maddelerinin de barolara hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığını savunma görevi yüklediği ifade edildi.
Baro genel kurullarının yalnızca seçimlerin yapıldığı toplantılar olmadığı belirtilen açıklamada, bu kurulların yargının işleyişinin, hukuka aykırılık iddialarının ve mesleki sorunların özgürce tartışıldığı demokratik platformlar olduğu vurgulandı.
Adalet Bakanlığı iznine ilişkin değerlendirme
Barolar, Kanadoğlu’nun genel kurulda yaptığı konuşmanın suç oluşturmadığını ve avukatlık faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Ortak açıklamada, bu nedenle Avukatlık Kanunu’nun 58 ve 59. maddeleri uyarınca konuşmaya ilişkin soruşturma yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığı izninin gerektiği görüşüne yer verildi.
“Yargı bağımsızlığı, kararların eleştirilemeyeceği anlamına gelmez”
Açıklamada, Anayasa’nın 138. maddesinde düzenlenen yargı bağımsızlığının, yargı kararlarının eleştirilemez olduğu anlamına gelmediği belirtildi. Aynı maddenin mahkeme kararlarına uyulmasını anayasal bir yükümlülük olarak düzenlediği de hatırlatıldı.
Barolar, yargı uygulamalarının eleştirilmesini, hukuka aykırılık iddialarının dile getirilmesini ve mahkeme kararlarına uyulmasının talep edilmesini hukuk devletinin ve demokratik denetimin gerekleri arasında değerlendirdi.
“Avukatlar üzerinde otosansür riski”
Baro genel kurullarında yapılan konuşmaların ceza soruşturmasına konu edilmesinin avukatlar üzerinde caydırıcı etki ve otosansür yaratabileceğine dikkat çeken barolar, bunun meslek örgütlerinin demokratik işleyişinin yanı sıra bağımsız savunmayı da ilgilendirdiğini belirtti.
Açıklamada, bağımsız savunmanın Anayasa’nın 36. maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi.
Barolar, Kanadoğlu hakkındaki soruşturmanın ifade özgürlüğüne ilişkin anayasal güvenceler ve demokratik toplumda gereklilik ilkesi gözetilerek sonlandırılması gerektiğini bildirdi.
Ortak açıklama, “Savunmanın bağımsızlığı, avukatların ifade özgürlüğü ve baro genel kurullarında düşüncelerin serbestçe açıklanabilmesi, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvenceleridir” ifadeleriyle sona erdi.
Açıklamaya imza atan barolar
Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat ve Zonguldak baroları.





