Yükselen gıda fiyatları ve azalan çiftçi gelirleri küresel gıda sistemini zorluyor. BM’ye göre 2024’te 2,3 milyar insan orta veya şiddetli gıda güvensizliği yaşadı; üst düzey yetkililer tarım ve gıda sistemleri için acil yatırım ve dönüşüm çağrısı yaptı.
Yükselen gıda fiyatları, düşen çiftlik gelirleri ve derinleşen eşitsizlikler, küresel gıda sistemini benzeri görülmemiş bir baskı altına aldı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, geçen yıl dünya genelinde 720 milyona kadar insan açlıkla karşı karşıya kalırken, milyarlarca kişi sağlıklı beslenmeye erişimde ciddi zorluk yaşadı. Krizin boyutları 2024’te daha da ağırlaştı: 2,3 milyar insan orta veya şiddetli gıda güvensizliği yaşadı; kronik açlık çekenlerin sayısı 2015’e kıyasla 96 milyon arttı.
Bu tablo karşısında Birleşmiş Milletler üst düzey yetkilileri, küresel tarım ve gıda sistemlerinin köklü biçimde dönüştürülmesi için acil yatırım, yenilik ve siyasi irade çağrısında bulundu.
“Toplumsal ilerlemenin merkezinde”
New York’ta düzenlenen özel toplantının açılışında konuşan Ekonomik ve Sosyal Konsey (ECOSOC) Başkanı Lok Bahadur Thapa, tarım ve gıda sistemlerinin toplumların geleceği açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti.
“Tarım ve gıda sistemleri toplumlarımızdaki ilerlemenin merkezinde yer alıyor” diyen Thapa, bu sistemlerin sürdürülebilir kalkınmanın çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarını birbirine bağladığını vurguladı.
Dünya genelinde gıda ve tarım sistemleri, küresel iş gücünün yüzde 39’undan fazlasına, Afrika’da ise işlerin yaklaşık yüzde 64’üne istihdam sağlıyor. Thapa’ya göre bu sistemlerin dönüştürülmesi, sağlık, ekonomik büyüme ve çevre koruma alanlarında 5 ila 10 trilyon dolar arasında küresel fayda üretebilir.
Gençler ve geleceğin tarımı
2030’a kadar dünya genç nüfusunun yüzde 7 artmasının beklendiğini hatırlatan Thapa, gençlerin tarım ve gıda politikalarına anlamlı biçimde dahil edilmesinin, dönüşümün kapsayıcı ve kalıcı olmasının anahtarı olduğunu söyledi.
“Kritik bir andayız”
Toplantıda konuşan BM Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed, küresel durumun ciddiyetine dikkat çekerek, “Açlık kabul edilemez seviyelerde sürüyor. Mali alan daralıyor ve tarım-gıda sistemleri üzerindeki baskılar yoğunlaşıyor” dedi.
Mohammed, BM Gıda Sistemleri Zirvesi’nden bu yana 130 ülkenin gıdanın nasıl üretildiği, işlendiği ve dağıtıldığına ilişkin ulusal yol haritaları hazırladığını ancak artık bu hedeflerin somut sonuçlara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
“Finansmanı ulusal önceliklerle uyumlu hale getirmeli ve ihtiyaçların en büyük olduğu yerlerde eylemi hızlandırmalıyız; kimseyi geride bırakmamak için,” dedi.
Kadın çiftçiler için eşitlik çağrısı
2026’nın Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan edildiğini hatırlatan Mohammed, kadın çiftçilerin gıda güvenliği, beslenme ve ekonomik dayanıklılık açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi.
“Cinsiyet eşitsizliklerini kapatmak yalnızca bir adalet meselesi değil; herkes için daha iyi sonuçların da itici gücüdür” diye konuştu.
Dijital dönüşüm ve dayanıklılık
Görüşmelerde; verimliliği artırmak, insana yakışır işler yaratmak ve iklim şokları ile piyasa dalgalanmalarına karşı dayanıklılığı güçlendirmek için daha fazla finansman, dijital yenilikler ve yeni teknolojilerin kullanımı öne çıktı.
Mohammed, gıda sistemlerinin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri genelinde ilerlemeyi hızlandırabilecek güçlü bir motor olabileceğini vurgulayarak, “Hedefleri eyleme dönüştürürsek, gıda sistemleri kimseyi geride bırakmayan bir geleceğin anahtarı olabilir” dedi.



