DEM Parti Hatay İl Örgütü; Alevi kurumları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve demokrasi güçleriyle birlikte “Savaşa, mezhepçi nefrete ve soykırım politikalarına son verilsin” çağrısıyla Hatay Yayladağı Sınır Kapısı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada konuşan DEM Parti İstanbul Milletvekili, Suriye’de Alevi toplumuna yönelik saldırılara sert tepki gösterdi.
Milletvekili konuşmasında, Alevilerin bu coğrafyada tarihsel olarak Koçgiri, Dersim, Maraş, Sivas ve Çorum’da ağır bedeller ödediğini hatırlatarak, bugün Suriye’de yaşananların bu acıların devamı olduğunu vurguladı. Türk Alevi, Kürt Alevi, Arap Alevi, Nusayri Alevi ayrımı yapılmaksızın yaşanan acının ortak olduğunun altı çizildi.
“Geçmişinden ders almayan topluluklar yok olmaya mahkûmdur” sözünü hatırlatan milletvekili, Alevilerin ve bölgedeki tüm halkların hâlâ yeterince bir araya gelememesinin ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Dün başına milyonlarca dolar ödül konulan ve terörle anılan isimlerin bugün demokrasi figürü olarak sunulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Açıklamada, 1400 yıl önce Hz. Hüseyin’i katleden zihniyetin bugün farklı biçimlerde yeniden ortaya çıktığı vurgulanarak, Türkiye’deki siyasi iktidara ve devletin ilgili kurumlarına açık çağrı yapıldı:
“Bu zulmü durdurun.”
Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların yanı sıra Kürtler, Dürziler, Süryaniler, Êzidîler, Ermeniler ve seküler Sünnilere dönük baskıların da görmezden gelindiği belirtilen açıklamada, sessizliğin suça ortak olmak anlamına geldiği ifade edildi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili, TBMM’de tüm siyasi partilerin katılımıyla bir heyet kurulmasını ve Suriye’ye gidilerek yaşananların yerinde incelenmesini talep ettiklerini ancak bu çağrının reddedildiğini söyledi. Türkiye’nin, milyonlarca Alevinin yaşadığı bir ülke olarak, yanı başında gerçekleşen katliamlara sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.
Açıklama, Suriye’deki tüm halkların kendi geleceklerini eşit, özgür ve adil koşullarda belirleme hakkına sahip olduğu vurgusuyla sona erdi.



