DEM Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Çiçek Otlu, Meclis’te yaptığı kapsamlı konuşmada Türkiye’de yaşanan “toplumsal çürüme” tartışmalarına dikkat çekerek, bunun bireysel tercihlerle ya da tesadüfi gelişmelerle açıklanamayacağını vurguladı. Otlu, “Toplumsal çürüme sınıfsaldır. Ne kapitalizm koşullarından ne de siyasal iktidardan ayrı ele alınamaz” dedi.

Toplumun hemen her kesiminde “sosyal çürüme” kavramının konuşulduğunu belirten Otlu, kadın cinayetlerinden uyuşturucu şebekelerine, rüşvet ve ihaleye fesattan kayırmacılığa, yalan habercilikten adaletsiz yargı pratiklerine kadar yaşananların aynı sistemin ürünü olduğunu söyledi. İlköğretim çağındaki çocuklara kadar inen cinsel istismar ve şiddetten, Parlamento çatısı altına uzanan erkek egemen şiddet diline kadar pek çok örnek sıralayan Otlu, “Bunların kaynağı yaşadığımız ekonomik ve siyasal sistemdir” ifadelerini kullandı.

“Bu bir toplumsal cinayettir”

Toplumsal çürümenin kendiliğinden gelişmediğini vurgulayan Otlu, neoliberal politikaların ve 23 yıllık siyasal iktidarın bu süreci hızlandırıp derinleştirdiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu, egemen düzen eliyle yapılan taammüden bir toplumsal cinayettir. Kapitalizmin varoluşsal krizinin, sermayenin yoğunlaşmasının ve servet dağılımındaki uçurumun sosyal yaşamdaki karşılığıdır.”

İşsizliğin ve yoksulluğun milyonların hayatını belirlediğini kaydeden Otlu, geleceksiz bırakılan gençlerin mafyatik yapılar, uyuşturucu ve şiddet sarmalına itildiğini, suçun da suçlu kavramının da bu ekonomik ve siyasal düzen tarafından üretildiğini dile getirdi.

“Cezasızlık şiddeti besliyor”

Sosyal devlet uygulamalarının tasfiye edilmesini, siyasal mülakatları ve genç işsizliğini hatırlatan Otlu, cezasızlık politikalarının erkek şiddetini beslediğini söyledi. Gülüstan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarının hâlâ aydınlatılmamış olmasına dikkat çeken Otlu, grev yasaklarıyla işçi haklarının bastırıldığını, patron şiddetiyle gerçek anlamda mücadele edilmediğini ifade etti.

Eğitimden sağlığa, sanattan spora kadar her alanda bilimsellikten uzaklaşmanın ve kamu kaynaklarının talan edilmesinin toplumsal çürümenin zemini olduğunu belirten Otlu, demokratik siyasal katılım kanallarının kapatılmasının da bu süreci derinleştirdiğini söyledi.

DEM Partili Çiçek Otlu: “ESP Biziz, Buradayız Umut Dimdik Ayakta!”
DEM Partili Çiçek Otlu: “ESP Biziz, Buradayız Umut Dimdik Ayakta!”
İçeriği Görüntüle

“Suçu üretenler suçla mücadele edemez”

Çeteleşmenin bireysel tercihlerle değil, ekonomik ve siyasal koşulların yarattığı zorunlu bir sonuç olduğunu savunan Otlu, Hrant Dink cinayetinden Sinan Ateş suikastine uzanan örneklerin bu tabloyu açıkça gösterdiğini dile getirdi. Hapishanelerin gerçek suç özneleri yerine yoksul ve nesneleştirilmiş bireylerle doldurulduğunu ifade eden Otlu, “Suçu üretenler suçla mücadele edemezler” dedi.

“Eğer suçla mücadele ediliyorsa; devlet bürokrasisinden, patronlar sınıfından, mafya-siyaset ilişkilerinden, suç şebekeleriyle bağlantılı yargı mensuplarından ve yalan haber üreten medya gruplarından başlansın” çağrısında bulundu.

Göçmenler Günü ve talepler

18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’ne de değinen Otlu, Türkiye’de göç yönetiminin cezalandırıcı bir karakter kazandığını söyledi. Geri gönderme merkezlerinin “koruma değil kapatma” işlevi gördüğünü belirten Otlu, Göç İdaresi’nin başarıyı sınır dışı edilen kişi sayısıyla ölçmesini eleştirdi.

Otlu, DEM Parti’nin taleplerini şöyle sıraladı:

  • Göçmenlere yasal geçiş ve güvenceli statü hakkı tanınması

  • Göçmen kampları ve geri gönderme merkezlerinin kapatılması

  • Göçmen emeği üzerindeki sömürünün son bulması, sigorta ve sendika haklarının güvence altına alınması

  • Göçmen kadınlar için sınır dışı tehdidinden bağımsız koruma mekanizmalarının oluşturulması

  • Sağlık hizmetlerinin ücretsiz ve erişilebilir olması

Hapishaneler katliamı anması

Konuşmasının sonunda 19-22 Aralık 2000 hapishaneler katliamının 25’inci yıl dönümünü de anan Çiçek Otlu, gaz bombaları ve silahlarla gerçekleştirilen operasyonlarda yaşamını yitiren devrimcileri saygıyla andığını belirterek, “Bu katliamların sorumlularını bir kez daha protesto ediyoruz” dedi.

Muhabir: Haber Merkezi