DİSK-AR’ın Temmuz 2025 tarihli kapsamlı araştırması, Türkiye’de emeklilik sisteminin bir "adaletsizlikler sistemi" haline geldiğini bilimsel verilerle kanıtlıyor. Milli gelirden alınan payın yarı yarıya düştüğü, ortalama emekli aylığının asgari ücretin %22 altına gerilediği Türkiye’de, 8 milyona yakın emekli geçinebilmek için ya çalışıyor ya da iş arıyor.

DİSK-AR (Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi) tarafından hazırlanan "Türkiye’de Emeklilerin Durumu: Emekli Aylıkları, Emekli Sayıları ve Ayrılan Kaynaklar" raporu, 2008 yılından bu yana uygulanan politikaların emeklileri nasıl sefalete mahkûm ettiğini gözler önüne seriyor. Rapor, emekli aylıklarındaki erimenin tesadüf değil, 5510 sayılı Kanun ile getirilen sistemli bir tercih olduğunu vurguluyor.

Ekran Görüntüsü 2026 01 11 143213

Emekli Aylıkları: Asgari Ücret ve Milli Gelir Karşısında Büyük Erime

Rapordaki en temel bulgu, emekli aylıklarının alım gücündeki dramatik düşüştür. 2003 yılında ortalama bir emekli aylığı asgari ücretin %36 üzerindeyken, günümüzde asgari ücretin %22 altına düşmüş durumdadır.

  • Aylıklar "Dipte" Eşitleniyor: 2025 yılının ilk yarısı itibarıyla ortalama emekli aylığı 17.252 TL iken, en düşük emekli aylığı Hazine desteğiyle 14.469 TL’ye tamamlanmaktadır. Bu durum, emekli aylıkları arasındaki dengenin bozulmasına ve tüm aylıkların en düşük seviyeye yakınsamasına neden olmaktadır.
  • Milli Gelirden Alınan Pay Yarı Yarıya Azaldı: 2002 yılında ortalama emekli aylığının kişi başına gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı %46,4 iken, 2025’te bu oran %29’a gerilemiştir.

Avrupa ile Uçurum Derinleşiyor: Türkiye Emeklisi Pastadan Pay Alamıyor

Türkiye, emekli ve hak sahibi sayısı bakımından 15,9 milyon kişi ile Avrupa’nın üçüncü büyük grubuna sahip olsa da, bu kitleye ayrılan kaynaklar Avrupa ortalamasının çok altındadır.

  • GSYH Payı: Emekli aylığı ödemelerinin GSYH’ye oranı Avrupa Birliği (AB-27) ortalamasında %9,8 iken, Türkiye’de bu oran sadece %3,7’dir.
  • Aktif/Pasif Oranı Efsanesi: "Emekli sayısı çok fazla, çalışan az" iddiaları rapordaki verilerle çürütülmektedir. Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ile çalışan emekliler dahil edildiğinde Türkiye’de aktif/pasif oranı 1,75’tir. Bu oran, 1,5 olan Avrupa ortalamasından daha iyi bir seviyededir.

"Kaynak Yok" Söylemi Verilerle Çürütüldü

Hükümetin emekli zamları karşısında öne sürdüğü "kaynak yetersizliği" argümanı, SGK’nın mali tablolarıyla çelişmektedir.

  • SGK’nın Mali Durumu İyileşiyor: 2002 yılında SGK’nın prim gelirlerinin emekli aylıklarını ve sağlık ödemelerini karşılama oranı %61 iken, 2024’te bu oran %77’ye yükselmiştir.
  • Bütçe Transferleri Azalıyor: SGK’ya yapılan bütçe transferlerinin GSYH içindeki payı 2009’da %5,3 iken 2024’te %3,5’e düşmüştür. Emekli aylıklarındaki bu "iyileşme", doğrudan emeklilerin cebinden kısılarak sağlanmıştır.

Sefalet Aylığı Emekliyi İş Gücü Piyasasına İtiyor

Aylıkların yetersizliği, emeklileri ileri yaşlarına rağmen çalışmaya zorlamaktadır.

  • 8 Milyon Emekli Sokakta: 2002 yılında emeklilerin sadece %36,6’sı iş gücü piyasasında (çalışan veya iş arayan) iken, Aralık 2024 itibarıyla bu oran %65,7’ye fırlamış ve sayı 7 milyon 904 bin kişiye ulaşmıştır.

Geriye Gidişin Mimarı: 5510 Sayılı Yasa

Rapor, emekli aylıklarındaki sistemli düşüşü dört temel yasal değişikliğe bağlamaktadır:

  1. Güncelleme Katsayısı: Büyümenin (GSYH) aylıklara yansıtılma oranı %100’den %30’a düşürülerek büyümenin %70’i emekliden çalınmıştır.
  2. Aylık Bağlama Oranı (ABO): %70’lerden %50’ye çekilerek emekli aylıkları doğrudan tırpanlanmıştır.
  3. Alt Sınırın Düşürülmesi: Emekli aylığı alt sınırı asgari ücretin %70’lerinden %35-40 seviyelerine geriletilmiştir.
  4. Artış Yöntemi: Aylıklarda milli gelir artışı (refah payı) yok sayılmış, sadece resmi enflasyon (TÜFE) dikkate alınmaya başlanmıştır.

Analiz: Türkiye'deki emeklilik sistemini bir "kum saati"ne benzetebiliriz; üst kısımda emekli sayısı (nüfus payı) hızla genişlerken, sistemin altındaki çıkış kanalları (aylık bağlama oranları ve milli gelir payı) daraltılmıştır. Bu durum, pastadan her geçen yıl daha küçük dilimler düşen devasa bir toplumsal grubun geçim savaşı vermesine neden olmaktadır.


Bu haber, DİSK-AR Temmuz 2025 raporundaki veriler, tablolar ve analizler temel alınarak hazırlanmıştır.

Millî Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Başvuruları Başlıyor
Millî Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Başvuruları Başlıyor
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Güven BOĞA