Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze, Sudan ve Ukrayna başta olmak üzere kriz bölgelerinde yaşayan milyonlarca savunmasız insanı korumak amacıyla yıllık Sağlık Acil Durum Çağrısını başlatıyor. Çağrı, acil müdahale önceliklerini ve finansman ihtiyaçlarını tek çatı altında topluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde giderek derinleşen insani krizler, savaşlar, salgınlar ve doğal afetler karşısında savunmasız nüfusların sağlık hakkını korumak amacıyla yıllık Sağlık Acil Durum Çağrısını başlatacağını duyurdu. Çağrı kapsamında DSÖ’nün öncelikli müdahale alanları ile bu müdahaleler için ihtiyaç duyulan finansman gereksinimleri kamuoyuyla paylaşılacak.
DSÖ, yalnızca geçtiğimiz yıl içinde Gazze, Sudan ve Ukrayna da dâhil olmak üzere 79 ülke ve bölgede toplam 48 sağlık acil durumuna müdahale etti. Silahlı çatışmalar, zorunlu göç, altyapı yıkımı, salgın hastalıklar ve iklim krizinin etkileri, milyonlarca insanın temel sağlık hizmetlerine erişimini engellemeye devam ediyor.
Basın açıklaması 3 Şubat’ta
DSÖ, 3 Şubat Salı günü konuya ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yayımlayacak. Açıklamanın ardından Sağlık Acil Durum Çağrısı’na dair ayrıntılı bilgiler, DSÖ’nün resmi “Sağlık acil durum çağrıları” başlığı altında kamuoyuna sunulacak. Bu bilgilerde, hangi bölgelerde hangi sağlık risklerinin öne çıktığı ve hangi alanlara ne düzeyde kaynak gerektiği net biçimde yer alacak.
Amaç: Savunmasız nüfusların korunması
DSÖ’nün sağlık acil durum çağrıları, hem ani gelişen krizleri hem de uzun süreli ve kronikleşmiş sağlık acil durumlarını kapsıyor. Amaç; savaş, yoksulluk, göç ve afet koşullarında yaşayan toplulukların temel sağlık hizmetlerine erişimini güvence altına almak, salgınları önlemek ve önlenebilir ölümleri durdurmak.
DSÖ yetkilileri, çağrının yalnızca bir finansman talebi olmadığını, aynı zamanda küresel dayanışmaya yönelik güçlü bir siyasi ve ahlaki mesaj taşıdığını vurguluyor. Yapılan açıklamada, “Sağlık Acil Durum Çağrısını desteklemek, kriz ne olursa olsun temel sağlık hakkını savunmanın ve dünya genelindeki toplulukları korumanın somut bir yoludur” denildi.
“Fon sağlandığında hayat kurtarabiliyoruz”
DSÖ, bugüne kadar birçok kriz bölgesinde, yeterli kaynak sağlandığında ihtiyaç sahiplerine ulaşabildiğini, hayat kurtardığını ve kalıcı fark yarattığını defalarca ortaya koydu. Aşı kampanyalarından acil sağlık hizmetlerine, ruh sağlığı desteğinden salgın hastalıklarla mücadeleye kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalar, fonların zamanında sağlanmasının hayati önemini gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, küresel sağlık acil durumlarının giderek daha karmaşık ve uzun süreli hâle geldiğine dikkat çekerek, DSÖ’nün çağrısının hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve bağışçılar tarafından güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.





