Eğitim Sen, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hayata geçirilen okul randevu sistemi ile ilgili açıklama yaptı. Sistemin öğretmenlerin mesai saatleri ve çalışma süreleri dikkate alınarak hayata geçirilmesini talep eden Eğitim Sen randevu sisteminin tek başına okul idarelerinin inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini belirtti.

DİSKAR, Geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 811 bin kişi arttı DİSKAR, Geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 811 bin kişi arttı

Öğrenci velilerinin okul müdürleri ve öğretmenlerle olan randevularını dijital ortama taşımayı amaçlayan “okul randevu sistemi”nin Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hayata geçirildiği açıklanmıştır. Yeni sisteme göre velilerin, öğretmenlerle e-Devlet üzerinden okulların internet sitelerinden randevu alması sağlanmıştır.

Öğretmeni 08.00-17.00 mesai yapan bir çalışan gibi değerlendiren ve sadece veli ile görüşmek üzere okulda masa başında bekleyen bir çalışma biçimi varmış gibi algılayan bu sistemde randevu sistemi sabah 08.00’de açılıyor, her 20 dakikaya bir randevu alınmasına imkân sağlıyor ve akşam 17.00’ye kadar sürüyor. Oysa bilindiği gibi öğretmenlerin mesaileri diğer kamu görevlilerinden farklıdır. Eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin mesai süreleri, Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararında yer alan aylık ve zorunlu ek ders karşılığı girmek zorunda oldukları ders saati sayıları ve ilgi Bakanlar Kurulu Kararına göre belirlenen bir ders saati süresi ve aralardaki teneffüs sürelerinden oluşmaktadır. Bu süre içinde öğretmenler ders verme, hazırlık yapma, sınavlarını düzenleme ve diğer mesleki görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. İfade edilen yükümlülükler dışında yüklenen ve ek ders ücreti ya da izin karşılığı tanımlanmamış her görev angarya olarak nitelendirilmektedir.

Okul randevu sistemi uygulamasının öğretmenlerin ders saatleri ve ders dışı çalışmaları dikkate alınmadan hayata geçirilmesi halinde eğitim-öğretimde ciddi aksaklıklar çıkması kaçınılmazdır. Doğrudan öğretmenin günlük çalışma planı ile ilgili olan veli ile görüşme zamanının planlamasının bu şekilde öğretmenin ders programı ve günlük çalışma planı dikkate alınmadan yapılması veliye her istediği saatte randevu alabileceğini ve aldığı randevu saatinde öğretmenin hazır bulunması zorunluluğu olduğunu düşündürür. Bu durum veli öğretmen ve veli okul idaresi arasında sorunlar yaşanmasına neden olur. MEB’in daha önce de örneklerini gördüğümüz gibi eğitim öğretimin başat paydaşı ve uygulayıcısı olan öğretmenin ve eğitim emekçilerinin örgütlü bulunduğu sendikaların görüşünü almadan merkezi kararlarla hayata geçirdiği bu ve benzeri uygulamaların sahada çözülmesi beklenen sorunların aksine daha da büyümesine neden olduğu tecrübe edilmiştir.

Randevu sisteminin öğretmenin ders programı, günlük iş planı, mesai saatleri içerisindeki veli görüşme planı göz önünde tutulacak şekilde öğretmenin planlamasına göre ve idareye bildirdiği saatlerin randevu sisteminde açılmasına olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesine ihtiyaç vardır. MEB’in geçmişte bütün öğretmenleri dersi olsun ya da olmasın 08.00-17.00 saatleri arasında okulda tutmak istediği yönündeki girişimleri dikkate alındığında, okul randevu sisteminin böylesi bir uygulamayı hayata geçirmek için bir fırsat olarak kullanılabileceği kanaati bizlerde mevcuttur. Okul idarelerinin kendi inisiyatifleri ile öğretmene mesai saatleri dışında angarya iş yüklemelerinin engellenmesini sağlayacak netlikte ve sınırlılıkta düzenleme yapılması gerektiği açıktır.

Okul randevu sisteminin öğretmenlerin mesai saatleri ve çalışma süreleri dikkate alınmadan hayata geçirilmesi yeni bir angarya anlamına gelmektedir ve bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Okul randevu sistemi uygulanırken öğretmenlerin programı mutlaka dikkate alınmalı ve randevu sistemi tek başına okul idarelerinin inisiyatifine bırakılmamalıdır.

 

 

Editör: Haber Merkezi