İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Fenerbahçe Yarımadası’na ilişkin kararı, 21 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Kurulun 23 Eylül 2026 tarihli ve 15842 sayılı kararıyla, İstanbul’un Kadıköy ilçesi Fenerbahçe Mahallesi’ndeki üçüncü derece arkeolojik sit alanının paftası, önceki kurul kararı doğrultusunda güncellendi.

Değişiklik iki parselle ilgili

Yayımlanan kararda, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 15751 sayılı kurul kararına atıf yapıldı. Bu önceki kararla, 1433 ada, 1 ve 2 parsellerin üçüncü derece arkeolojik sit alanından çıkarılması talebinin uygun bulunduğu belirtildi.

Yeni karar ise bu değişikliğin sit sınırlarını gösteren haritaya işlenmesini içeriyor. Kurul, hazırlanan güncellenmiş sit paftasını ve uzman raporunu inceleyerek haritanın karar ekindeki biçimiyle güncellenmesini uygun buldu.

Kültür varlığına rastlanırsa çalışmalar durdurulacak

Kararda aktarılan önceki kurul hükmüne göre, parsellerde herhangi bir kültür varlığı bulgusuna rastlanması halinde çalışmaların ivedilikle durdurulması ve gerekli bilgi ve belgelerle ilgili idarelere haber verilmesi gerekiyor.

Bu koşul, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 4’üncü maddesine dayandırılıyor.

Yarımadanın tamamının sit statüsü kaldırılmadı

Kararda, Fenerbahçe Yarımadası’nın 2009 yılında alınan kurul kararıyla birinci ve ikinci derece doğal sit ile üçüncü derece arkeolojik sit olarak ilan edilen alanda bulunduğu hatırlatılıyor.

Ayrıca alanın büyük bir bölümünün, 2021 yılında ilan edilen Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde kaldığı belirtiliyor.

Yayımlanan kararın konusu, belirtilen iki parselin üçüncü derece arkeolojik sit alanından çıkarılmasına ilişkin önceki kararın haritaya yansıtılması. Metinde yarımadanın bütünündeki doğal sit veya diğer koruma statülerinin kaldırıldığına ilişkin bir hüküm bulunmuyor.

Kararda yapılaşma projesine ilişkin bilgi yok

Resmî Gazete’deki karar metninde, söz konusu parsellerde uygulanacak bir yapılaşma projesi, yapı ruhsatı veya yeni kullanım işlevi hakkında bilgi yer almıyor.

Bu nedenle sit sınırındaki değişikliğin belirli bir inşaat projesine izin verdiği sonucu, yayımlanan metinden tek başına çıkarılamıyor. Karar, kültürel mirasın korunması ve kıyı alanlarının geleceği açısından takip edilmesi gereken bir sınır değişikliğini ortaya koyuyor.