Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, nefret söyleminin dijital platformlar, algoritmalar ve yapay zekâ aracılığıyla hızla yayıldığını belirtti. Hükümetleri, teknoloji şirketlerini, sivil toplum kuruluşlarını, inanç topluluklarını ve medyayı ortak mücadeleye çağıran Guterres, “Korku, nefret ve şiddet döngüsüne son vermeliyiz” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, New York’taki BM Genel Merkezi’nde düzenlenen “Nefret Söylemiyle Mücadelede Dinler Arası ve Kültürler Arası Diyaloğun ve Hoşgörünün Teşvik Edilmesi Küresel Konferansı”nın açılışında konuştu.

Nefret söyleminin yalnızca ayrımcılığı derinleştirmediğini, aynı zamanda doğrudan şiddete ve ağır suçlara zemin hazırladığını belirten Guterres, uluslararası toplumu gecikmeden harekete geçmeye çağırdı.

“ŞİDDETİ KIŞKIRTIYOR, ÇATIŞMALARI KÖRÜKLÜYOR”

Nefret söyleminin en ağır biçimleriyle şiddeti kışkırttığını ve çatışmaları beslediğini vurgulayan Guterres, bunun soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve etnik temizlik gibi ağır suçların işlenmesine katkıda bulunabildiğini söyledi.

Guterres, insanlığın geçmişte bunun yıkıcı sonuçlarına tanıklık ettiğini belirterek, benzer gelişmelerin bugün de yaşandığına dikkat çekti.

“Bunun daha önce yaşandığını gördük, bugün de yaşandığını görüyoruz” diyen Guterres, nefret söyleminin yayılmasına izin verilemeyeceğini ifade etti.

YENİ TEKNOLOJİLER NEFRETİN ARACINA DÖNÜŞÜYOR

BM Şartı’nda yer alan, halkların “hoşgörülü olmaya ve iyi komşular olarak barış içinde birlikte yaşamaya” ilişkin taahhüdünü hatırlatan Guterres, nefret söyleminin bu anlayışın önündeki en önemli engellerden biri olduğunu söyledi.

Nefret içerikli mesajların günümüzde çok daha hızlı yayıldığını ve toplumlarda derin izler bıraktığını belirten Guterres, dijital teknolojilerin bu süreçteki rolüne dikkat çekti.

Guterres, nefret söyleminin yeni biçimler ve yayılma yolları kazandığını; dijital platformların, algoritmaların ve yapay zekânın nefretin yayılmasında araç olarak kullanılabildiğini kaydetti.

“ORTAK İNSANLIĞIMIZ SINANIYOR”

Nefret söyleminin güven duygusunu aşındırdığını, toplulukları böldüğünü ve belirli kesimleri insanlıktan çıkaran bir dil ürettiğini belirten Guterres, bu durumun “ortak insanlığı sınadığını” söyledi.

Guterres’e göre nefret söylemi; toplumların farklılıklara karşı kabul, empati, anlayış ve saygı geliştirme kapasitesini de zayıflatıyor.

Irkçılık, kadın düşmanlığı ve yabancı düşmanlığının bazı çevrelerde açıkça savunulur hâle geldiğine dikkat çeken Guterres; Yahudi karşıtlığının, Müslümanlara yönelik nefretin, azınlık Hristiyan topluluklarına dönük ayrımcılığın ve diğer dini ya da etnik grupları hedef alan söylemlerin giderek normalleştirildiğini ifade etti.

NEFRET SÖYLEMİYLE MÜCADELE ÇAĞRISI

Uluslararası topluma birlikte hareket etme çağrısında bulunan Guterres, çevrimiçi ve çevrimdışı alanlarda nefret söylemiyle mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Ülkeler, kültürler ve dinler arasında saygı ve eşitliğe dayanan kapsayıcı diyaloğun geliştirilmesini isteyen Guterres, nefret söyleminin temel nedenlerinin, tetikleyici unsurlarının ve toplumsal sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Nefret söylemiyle mücadelenin ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini vurgulayan Guterres, ifade özgürlüğünün başkalarına zarar vermenin ya da mevcut zararı büyütmenin gerekçesi olarak kullanılamayacağını dile getirdi.

HÜKÜMETLERE VE TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE SORUMLULUK

BM Genel Sekreteri, nefret söyleminin yol açtığı zararların nasıl önlenebileceğinin bilindiğini belirterek, BM’nin “Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı” ile “Dini Mekânların Korunmasına İlişkin Eylem Planı”nı hatırlattı.

Ancak Birleşmiş Milletlerin bu mücadeleyi tek başına yürütemeyeceğini söyleyen Guterres; hükümetlerin, bölgesel ve çok taraflı kuruluşların, teknoloji şirketlerinin, özel sektörün ve sivil toplumun ortak sorumluluğu bulunduğunu kaydetti.

İnanç toplulukları, akademi ve medyanın da sürecin önemli bileşenleri olduğunu belirten Guterres, bütün kurum ve kesimlerin barışçıl, adil ve kapsayıcı toplumların oluşturulmasına katkı sunması gerektiğini ifade etti.

Konuşmasını uluslararası topluma yönelik acil bir çağrıyla tamamlayan Guterres, karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, korku, nefret ve şiddetin yol açtığı yıkıcı döngülerin sona erdirilmesini istedi.

Kaynak: Birleşmiş Milletler Genel SekreterliğiBM Medeniyetler İttifakı