Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’ndan 1 Kasım Kobanê Günü Açıklaması: “Kobanê Halkların Ortak Hafızasıdır”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü dolayısıyla Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Tüm Bel-Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Özbay’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, ortak açıklamayı DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Adnan Şahin okudu. DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan’ın da katıldığı açıklamada, Kobanê direnişinin tarihsel önemi vurgulanırken, Suriye’de demokratik çözüm ve Kobanê davası tutuklularının serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
MERSİN – 1 Kasım 2026
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü kapsamında Mersin’in Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. Kobanê direnişinin 12. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen açıklamada, Rojava Devrimi’nin kazanımları, halkların bir arada yaşam mücadelesi, kadın özgürlüğü ve Suriye’de devam eden demokratik entegrasyon süreci ele alındı.
Basın açıklamasına DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan da katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını Tüm Bel-Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Özbay yaptı. Açılışın ardından Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına hazırlanan ortak basın açıklamasını DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Adnan Şahin kamuoyuyla paylaştı.
Platform, açıklamasında “Rojava Devrimi’ni zaferle taçlandıran Kobanê direnişini selamlıyoruz” mesajını verdi.
“1 Kasım, halkların yaşama iradesini gösterdiği gündür”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklamayı okuyan Adnan Şahin, 1 Kasım’ın halkların baskı ve saldırılar karşısında ortak yaşamı savunma iradesinin simgesi olduğunu belirtti.
Şahin, açıklamaya şu sözlerle başladı:
“1 Kasım, halkların sonsuz bir karanlık karşısında direnerek yaşama iradesini gösterdiği gündür.”
IŞİD’in 15 Eylül 2014’te Kobanê’ye yönelik başlattığı saldırıların Rojava Devrimi’nin kazanımlarını ortadan kaldırmayı amaçladığı belirtilen açıklamada, Kürt halkının yanı sıra Arapların, Ermenilerin, Êzidîlerin ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen enternasyonalistlerin direnişe katıldığı hatırlatıldı.
Kobanê direnişinin tarihsel önemine dikkat çekilen açıklamada, mücadele Paris Komünü ve İspanya İç Savaşı’ndaki direniş deneyimleriyle karşılaştırıldı.
Şahin, 134 gün süren direniş sonucunda IŞİD’in yenilgiye uğratıldığını belirterek Kobanê’de farklı halkların ortak mücadelesinin belirleyici olduğunu ifade etti.
“Kobanê direnişi enternasyonal dayanışmanın sembolüdür”
Açıklamada, Kobanê direnişinin yalnızca bölgesel bir mücadele olmadığı, uluslararası dayanışmanın önemli örneklerinden biri haline geldiği vurgulandı.
Latin Amerika, Asya ve Avrupa’dan gelen devrimcilerin, sosyalistlerin ve feministlerin Rojava Devrimi’ne destek verdiği belirtilerek bu dayanışmanın demokratik, ekolojik ve kadın özgürlüğüne dayalı bir toplumsal yaşam modelinin inşasına yönelik olduğu ifade edildi.
Şahin, açıklamada şu değerlendirmeyi aktardı:
“Bugün bu direniş, hem uluslararası desteğin hem de enternasyonal dayanışmanın gücünü gösteren bir sembol haline gelmiştir.”
“Dünya Kobanê Günü barış ve özgürlüğün evrensel simgesidir”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Kasım’ın akademisyenler, insan hakları savunucuları, Nobel Barış Ödüllü yazarlar ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çağrısıyla Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü olarak ilan edildiğini hatırlattı.
Açıklamada, 1 Kasım’ın yalnızca geçmişte yaşanan bir direnişi anma günü olmadığı, aynı zamanda halkların özgürlük, barış ve dayanışma mücadelesinin evrensel bir simgesi olduğu belirtildi.
“1 Kasım halkların özgürlüğü, barış ve dayanışma ruhunu yaşatan evrensel bir semboldür. Dünya Kobanê Günü, destansı direnişi anmanın yanında, insan hakları, barış, özgürlük ve dayanışmanın küresel simgesidir.”
Kobanê direnişinin dünyanın farklı bölgelerinde halkların ortak hafızasında umut ve özgürlük mücadelesiyle özdeşleştiği ifade edildi.
Demirtaş ve Yüksekdağ için serbest bırakılma çağrısı
Platformun açıklamasında Kobanê davası kapsamında cezaevinde bulunan siyasetçilerin durumu da gündeme getirildi.
Kobanê’ye yönelik IŞİD saldırılarına karşı dayanışma gösteren demokratik siyaset temsilcilerinin yargılanmasına tepki gösterilen açıklamada, Kobanê’yi savunmanın farklı halkların, kimliklerin ve inançların bir arada yaşama hakkını savunmak anlamına geldiği belirtildi.
Şahin, ortak açıklamada yer alan şu ifadeleri okudu:
“Kobanê’yi savunmak insanlığa karşı işlenen suçlara karşı durmaktır. Kobanê’yi savunmak tekçi, cinsiyetçi, mezhepçi, militarist politikalara karşı farklılıkların bir arada yaşamını savunmaktır.”
Platform, eski HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere Kobanê davası kapsamında tutuklu bulunan siyasetçilerin serbest bırakılmasını istedi.
Açıklamada, “Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere tüm Kobanê tutsaklarının serbest bırakılarak demokratik siyasetin önü açılmalıdır” denildi.
“Kobanê’de yalnızca bir kent değil, bir fikir direndi”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Kobanê direnişinin toplumsal ve siyasal anlamına da dikkat çekti.
Kobanê’de yalnızca bir kentin savunulmadığı, aynı zamanda farklı bir toplumsal yaşam ve demokratik örgütlenme anlayışının ortaya konulduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kobanê sadece IŞİD çetelerinin saldırdığı, halklarının kendini koruduğu bir yer değildir. Orada bir fikir direndi. Bir inanç direndi. ‘Tarihin sonu geldi’ diyenlere, ‘devrimler çağı kapandı’ diyenlere bir cevap verildi. Ulus devletlerin zulmü altında ezilen halklar için bir kapı aralandı. Bu fikir, inanç ve cevap mücadelemize ışık olmaya devam ediyor.”
Suriye’de demokratik entegrasyon ve çözüm sürecine vurgu
Basın açıklamasının önemli bölümlerinden biri de Suriye’deki siyasal gelişmelere ayrıldı.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de ortaya çıkan yeni dengeler içerisinde demokratik entegrasyona dayalı çözüm arayışlarının önem kazandığını belirtti.
Bu yaklaşımın Kobanê direnişiyle güçlenen Rojava Kadın Devrimi sayesinde toplumsal bir zemin kazandığı ifade edildi.
Açıklamada, Türkiye’de Kürt meselesinin çözümüne yönelik arayışlarla Suriye’deki demokratik entegrasyon sürecinin birbirini etkileyen dinamikler olduğu vurgulandı.
Merkezi yönetimin yerel yapıları tanıdığı, farklı toplumsal kimliklerin siyasal ve kültürel haklarının güvence altına alındığı, çoğulculuğa dayalı bir sistemin oluşturulmasının Suriye’nin geleceği açısından önem taşıdığı belirtildi.
Şahin, platform adına okuduğu açıklamada, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin, 29 Ocak Anlaşması’nın uygulanmasının ve ardından başlayan entegrasyon görüşmelerinin Barış ve Demokratik Toplum sürecinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Siyasi, askeri ve idari entegrasyon görüşmelerinde Rojava Devrimi’nin kazanımlarının korunması gerektiği vurgulandı.
“Kürtlerin siyasal, kültürel ve toplumsal statüsü tanınmalı”
Platform, Suriye’de demokratik entegrasyon sürecinin kalıcı olabilmesi için farklı halkların haklarının anayasal ve siyasal güvencelere kavuşturulması gerektiğini savundu.
Açıklamada, Kürtlerin Suriye’nin kurucu halklarından biri olarak kabul edilmesinin önemine dikkat çekilerek şu talepler dile getirildi:
-
Kürtlerin varlığını ve kimliğini yok sayan siyasal yaklaşımların değiştirilmesi.
-
Kürtlerin siyasal, kültürel ve toplumsal statüsünün tanınması.
-
Dil ve kültürel hakların güvence altına alınması.
-
Kendi savunma mekanizmalarına sahip olma hakkının kabul edilmesi.
-
Yerel yönetimlerin tanınması.
-
Farklı halkların ve inançların eşit haklarla bir arada yaşayabileceği demokratik bir sistemin oluşturulması.
Bu taleplerin demokratik entegrasyon sürecinin temel gerekleri olduğu ifade edildi.
“Demokratik bir Suriye, demokratik bir Ortadoğu demektir”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de demokratik bir siyasal yapının kurulmasının bütün Ortadoğu açısından önem taşıdığını belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Demokratik bir Suriye, demokratik bir Ortadoğu demektir. Tüm halkların, inançların, kimliklerin, kültürlerin özgürce bir arada yaşamı demektir.”
Kobanê’nin yeniden saldırıların ve provokasyonların hedefi haline getirilmemesi gerektiği belirtilerek kentin halkların ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğu vurgulandı.
“Direnişin kentini provokasyonlarla saldırının hedefine koyanlar bilsin ki Kobanê halkların ortak hafızasıdır.”
Kadınların öncülüğünde gelişen Rojava Devrimi’nin başta Kürt halkı olmak üzere bölge halkları açısından umut olmaya devam ettiği, Kobanê direnişinin de uluslararası dayanışma hareketlerine güç verdiği ifade edildi.
“Rojava Devrimi’ni zaferle taçlandıran Kobanê direnişini selamlıyoruz”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak açıklamayı okuyan DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Adnan Şahin, konuşmasını Kobanê direnişine ve halkların dayanışmasına vurgu yaparak tamamladı.
Açıklamanın sonunda şu mesaj verildi:
“Kadınların öncülüğünde kazanılan Rojava Devrimi başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarının umudu olmaya, Kobanê direnişi de enternasyonal mücadeleye güç vermeye devam ediyor.
Rojava Devrimi’ni zaferle taçlandıran Kobanê direnişini selamlıyoruz.
1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü tüm dünya halklarına kutlu olsun!”
Mersin Özgür Çocuk Parkı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında, Kobanê direnişinin tarihsel mirasının korunması, Suriye’de demokratik entegrasyon sürecinin geliştirilmesi, farklı halkların eşit haklarla bir arada yaşaması ve Kobanê davası tutuklularının serbest bırakılması talepleri öne çıktı.







