Haber takibi için gittiği Alibeyköy’de gözaltına alındıktan sonra Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, öldürülüşünün 30. yılında mezarı başında anıldı. Anmada cezasızlık politikalarının sürdüğü vurgulanırken, gazetecilere yönelik baskılar, kayyum uygulamaları ve tutuklamalar hatırlatıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 01 08 152144

30 yıl sonra aynı acı, aynı kararlılık

Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, öldürülüşünün 30. yılında İstanbul’da bulunan mezarı başında anıldı. 8 Ocak 1996’da haber takibi için gittiği Alibeyköy’de polisler tarafından gözaltına alınan ve Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda dövülerek öldürülen Göktepe için yapılan anma, yoğun katılımla gerçekleşti.

Anmada yapılan konuşmalarda, Metin Göktepe’nin öldürülmesinden bugüne uzanan cezasızlık kültürünün ve baskı politikalarının sürdüğü vurgulandı. Hakan Tosun’un sokak ortasında öldürülmesi, Suriye’de haber takibi sırasında yaşamını yitiren gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin, tutuklu bulunan Merdan Yanardağ, TELE1’e kayyum atanması ve basın kuruluşlarına yönelik kapatma ve kayyum uygulamaları hatırlatıldı.

Geniş katılım: Ailesi, meslektaşları, sendikalar ve siyasetçiler bir aradaydı

Anmaya;
Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal, Metin Göktepe’nin ailesi, TGS Başkanı Gökhan Durmuş, Cumartesi İnsanları, İHD temsilcileri, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, EHP Genel Başkan Yardımcısı Nehir Sevim, TİP Milletvekili Ahmet Şık, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin ile birlikte çok sayıda gazeteci, yazar ve demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.

Mezarlıkta “Özgür basın susmadı, susmayacak”, “Metin Göktepe ölümsüzdür” ve “İnadına hepimiz birer Metin’iz” sloganları sık sık atıldı; Evrensel Gazetesi nüshaları taşındı.

“Metin’in cesareti büyüdü, gazetecilik mücadelesi sürüyor”

Anmada ilk sözü Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal aldı. Özdal, Göktepe’nin öldürülüşünden bu yana geçen 30 yılda gazetecilik mücadelesinin daha da büyüdüğünü belirterek şunları söyledi:

“30 yıl geçti aradan. Bu 30 yılda Metin Göktepe’nin yapmaya çalıştıkları bir damla bile azalmadı, tersine büyüdü. Gazeteciler tutuklandı, televizyonlara kayyum atandı, arkadaşlarımız cezaevinde…”

Özdal, Suriye’de haber takibi sırasında öldürülen Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’i de anarak, fiziki, maddi ve hukuki baskıların sürdüğünü vurguladı:

“Bütün bu baskılara rağmen Metin Göktepe, halkın haber alma hakkının ve basın özgürlüğünün sembolü olarak yaşamaya devam ediyor.”

“Hakan Tosun da Metin gibi sokak ortasında katledildi”

Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, konuşmasına “Annemin selamlarıyla başlamak istiyorum” diyerek başladı. Göktepe, kardeşinin gazetecilikteki ısrarının hâlâ yol gösterici olduğunu söyledi.

“Bir daha Metin’ler katledilmesin istedik. Ama bugün Hakan Tosun var; Metin Göktepe gibi sokak ortasında katledildi.”

Meryem Göktepe, baskının biçim değiştirerek sürdüğünü vurguladı:

“Gazeteciyi öldürmeden haberini öldürmeye çalışıyorlar. Hapse atarak, para cezalarıyla, yaptırımlarla…”

“Basın ve ifade özgürlüğü büyük ölçüde ortadan kaldırıldı”

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, 30 yıldır mezar başında toplanmanın başlı başına bir belge olduğuna dikkat çekti:

Esendemir, “Gazetecilik;  çok yönlü kuşatma altında”
Esendemir, “Gazetecilik; çok yönlü kuşatma altında”
İçeriği Görüntüle

“Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Ama biz Metin’in izinden yürümeye devam ediyoruz.”

Durmuş, bir gün “müjdeli haber” verme umudunu dile getirdi:

“Gazetecilerin direnerek basın özgürlüğünü yeniden kazandığı bir Türkiye’yi Metin’e anlatacağımız günler gelecek.”

“Metin’in bıraktığı bayrağı yüzlerce gazeteci taşıyor”

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Metin Göktepe’nin “gerçek haberciliğin simgesi” olduğunu söyledi:

“Metin hunharca katledildi ama Evrensel susmadı, özgür basın susmadı. Bugün Metin’in bıraktığı bayrağı yüzlerce gazeteci taşıyor.”

Aslan, basına yönelik saldırıların sistematik olduğuna dikkat çekerek kayyum ve yasaklamalara değindi; işçi cinayetleri, çocuk işçilik ve yargıdaki baskılara ilişkin değerlendirmeler yaptı:

“Bu mücadele bitmedi, bitmeyecek.”

Siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri: “Karanlık dönem sürüyor ama direniş de sürüyor”

Konuşmalarda ortak vurgu, “cezasızlık, kayyum, tutuklama ve sansür” politikalarının devam ettiği yönünde oldu.

  • CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 90’lı yılların karanlığı ile bugünün baskı ortamı arasında bağ kurdu.

  • DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, özgür basının sokak ortasında katledildiğini hatırlattı.

  • EHP Genel Başkan Yardımcısı Nehir Sevim, “Bu haberi ben yapmalıyım” diyen gazetecilik anlayışına işaret etti.

  • Cumartesi Anneleri adına İkbal Eren, Metin Göktepe’nin kayıp yakınlarının direnişinde belirleyici rol oynadığını söyledi.

“Otuz yıl geçti ama mücadele sürdü”

Anma, karanfillerin mezara bırakılması ve saygı duruşuyla sona erdi. Katılımcılar, Metin Göktepe’nin mirasına sahip çıkma kararlılığını yineledi:

“İnadına hepimiz birer Metin’iz.”

Muhabir: Güven BOĞA