DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Kürtçenin eğitim dili olması ve çocukların anadillerinde eğitim hakkına erişebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

Uysal Aslan’ın TBMM Başkanlığına sunduğu önergede; Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasının önündeki hukuki, idari ve kurumsal engellerin bütün yönleriyle incelenmesi talep edildi.

Araştırma kapsamında çocukların anadillerinde eğitime erişirken karşılaştıkları pedagojik, psikolojik ve sosyal sorunların yanı sıra mevcut seçmeli Kürtçe derslerinin uygulanma koşullarının da ele alınması istendi.

İki dilli ve çok dilli eğitim modelleri araştırılsın

Önergede, eğitimin bütün kademelerinde anadili temelli iki dilli ve çok dilli eğitim modellerinin uygulanabilirliğinin araştırılması gerektiği belirtildi.

Öğretmen ve akademik kadro ihtiyacı, öğrenci ve velilerin talepleri, müfredat ve eğitim materyallerinin hazırlanması ile gerekli hukuki düzenlemelerin kapsamının da kurulacak komisyon tarafından belirlenmesi talep edildi.

Meclis araştırması önergesi, Anayasa’nın 98’inci maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104’üncü ve 105’inci maddeleri uyarınca sunuldu.

“Çocuk dünyayla ilk bağını anadiliyle kurar”

Önergenin gerekçesinde, bir çocuğun dünyayla ilk bağını ailesinden ve çevresinden duyduğu sözcüklerle kurduğuna dikkat çekildi.

Çocuğun düşünmeye, sormaya, anlamaya ve kendisini anlatmaya başladığı dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığı belirtilerek, anadilinin aynı zamanda hafızanın, duyguların ve dünyayı kavrama biçiminin taşıyıcısı olduğu ifade edildi.

Eğitim ile anadili arasında kurulan ilişkinin niteliğinin, çocuğun okul yaşamıyla kuracağı bağı da doğrudan şekillendirdiği kaydedildi.

Anadili ile okulun dili arasındaki mesafe öğrenmeyi etkiliyor

Anadili ile okulda kullanılan dil arasındaki mesafe büyüdükçe çocuğun bildiği dünyayı farklı bir dil üzerinden yeniden anlamlandırmak zorunda kaldığı belirtilen önergede, bu durumun özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukları etkilediği vurgulandı.

Gülcan Kış: İktidar enflasyon beklentisini yüzde 78 artırdı, işçinin maaşına zam yapmadı
Gülcan Kış: İktidar enflasyon beklentisini yüzde 78 artırdı, işçinin maaşına zam yapmadı
İçeriği Görüntüle

Dil farklılığının öğrenme sürecini, öğretmenle iletişimi, derslere katılımı, okula aidiyet duygusunu ve çocuğun kendisini ifade etme olanaklarını doğrudan etkileyebildiği ifade edildi.

Bu nedenle anadilinde eğitimin yalnızca bir dilin korunmasına ilişkin kültürel bir konu olarak ele alınamayacağına dikkat çekildi. Meselenin eğitim hakkı, çocuğun üstün yararı, fırsat eşitliği, pedagojik gelişim ve kamusal eğitimin niteliğiyle bağlantılı olduğu belirtildi.

Kürtçe seçmeli ders olarak okutuluyor

Türkiye’de milyonlarca yurttaşın günlük yaşamda kullandığı Kürtçenin, eğitim sistemi içerisinde ağırlıklı olarak seçmeli ders statüsünde bulunduğuna dikkat çekildi.

Kürtçenin Kurmancî ve Zazakî lehçelerinin 2012-2013 eğitim öğretim yılından bu yana “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersi kapsamında ortaokullarda seçilebildiği hatırlatıldı.

Millî Eğitim Bakanlığının 2025-2026 eğitim öğretim yılı verilerine göre Kurmancî dersini 30 bin 455, Zazaca dersini ise 4 bin 488 öğrencinin seçtiği aktarıldı.

Dersi seçmek sınıfın açılması için yeterli olmuyor

Önergede, öğrencilerin Kürtçe dersini seçmesinin o dersin fiilen açılmasını her zaman sağlamadığına dikkat çekildi.

Öğretmen bulunamaması, gerekli öğrenci sayısına ulaşılamaması, ders çizelgeleri, okul yönetimlerinin yaklaşımı, velilerin yeterince bilgilendirilmemesi ve eğitim materyallerine erişimde yaşanan sorunların tercihlerin sınıfa dönüşmesini engelleyebildiği ifade edildi.

Bu nedenle seçmeli derslere ilişkin sayısal verilerin, Kürtçe eğitim talebinin gerçek boyutunu tek başına ortaya koyamayacağı belirtildi.

“Seçmeli ders anadilinde eğitimin karşılığı değildir”

Önergede, bir çocuğun haftada birkaç saat Kürtçe dersi almasıyla matematikten fen bilimlerine, hayat bilgisinden sosyal bilimlere kadar eğitimini kendi anadili üzerinden sürdürmes