PTT Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelen Basın Yayın ve Posta Çalışanları Mücadele Platformu, kurumda liyakatin tasfiye edildiğini, etik dışı atama düzeninin sistematik hale geldiğini belirterek tepki gösterdi. Basın açıklamasını platform adına Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan okudu.
PTT Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelen Basın Yayın ve Posta Çalışanları Mücadele Platformu, “PTT’de Liyakatin Tasfiyesine, Kurumsal Kadrolaşmaya ve Etik Dışı Atama Düzenine Hayır” başlıklı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan okudu.
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi’nin (PTT), yalnızca bir hizmet kurumu olmadığı; devlet geleneğinin, kamu ahlakının ve kurumsal hafızanın da taşıyıcısı olduğu vurgulandı. Ancak son dönemde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey yönetici atamalarının bu köklü mirası zedelediği ifade edildi.
Atamaların liyakatten uzak olduğu, yandaş sendika mensuplarının görevlendirildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ortaya çıkan tablo, münferit hatalarla ya da idari takdir yetkisiyle açıklanamayacak kadar sistematik bir görünüm arz etmektedir. Atamaların neredeyse tamamı yandaş sendika yönetici ve üyelerinden oluşmaktadır. Bu durum PTT’de liyakat ilkesinin fiilen askıya alındığı anlamına gelmektedir.”
PTT’nin tamamıyla kamuya ait bir kurum olduğu vurgulanarak, herhangi bir sendikanın, grubun ya da yapılanmanın kadrolaşma alanı olmadığı dile getirildi. Anayasa’nın hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine dikkat çekilen açıklamada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan liyakat ve kariyer esaslarının açıkça ihlal edildiği savunuldu.

“Artık yeter” vurgusu
Açıklamada, yıllarını kuruma veren binlerce PTT emekçisinin “Artık yeter” dediği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Bu anlayış PTT’yi güçlendirmez. Aksine kurumsal barışı bozar, çalışma huzurunu yok eder, hizmet niteliğini düşürür ve kamuya olan güvenin sarsılmasına sebep olur.”
Etik dışı işlemlere imza atanların er ya da geç evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde hesap vereceği ifade edildi.
Bir dizi soru kamuoyuna yöneltildi
Platform, PTT’nin bozulmuş mali yapısının nedenlerine ilişkin bir dizi soruyu da kamuoyu ile paylaştı. Açıklamada şu sorular yöneltildi:
– PTT A.Ş’nin zarar üstüne zarar eden bozuk mali yapısının sebebi nedir?
– PTT bu duruma nasıl gelmiştir, daha doğrusu bu hale nasıl getirilmiştir?
– OECD ve AB ülkeleri içinde nüfusa oranla en az çalışanla hizmet vermesine rağmen zarar etmesinin nedeni nedir?
– Pandemi döneminde dünya lojistik şirketleri büyürken PTT nasıl zarar ettirilmiştir?
– Sayıştay raporlarına ve TBMM KİT Komisyonu tutanaklarına yansıyan milyar dolarlık usulsüzlüklerin sorumlularından neden hesap sorulmamıştır?
Atamaların büyük bölümünde önceki dönemde görev yapan yöneticilerin yeniden görevlendirildiği belirtilerek, “Madem sorunları çözme yeteneğine sahiplerdi, neden önceki dönemde kullanmadılar?” sorusu yöneltildi. Açıklamada, “Bu yangın üfleyerek sönmez, usulsüzlüklerin hesabı er ya da geç sorulacaktır” denildi.
“Bu anlayış değişmeden sorunlar çözülemez”
Açıklamanın sonunda, mevcut yönetim anlayışının devamı halinde sorunların büyüyerek içinden çıkılmaz bir hal alacağı ifade edildi:
“PTT’nin içinde bulunduğu durumu yaratanlar, bu sorunlara çözüm üretemezler. Usulsüzlüklerin hesabı sorulmadan mali yapı düzelmez, liyakat ilkesi sağlanmadan idari yapı düzelmez. Bizler süreci adım adım takip ediyoruz. Her türlü mücadeleyi her mecrada vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.”




