Temelli: “Şeyh Maksud ve Eşrefiye kuşatma altında; 7 sivil katledildi, 46 yaralı var. Katliama hazırlık yapılıyor, iki mahalle Gazze’ye dönüşebilir. İktidar ve garantör devletler sorumluluklarını yerine getirmelidir.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşan Sezai Temelli, Suriye’nin Halep kentinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıları gündeme taşıdı. Temelli, mahallelerin kuşatma altında olduğunu ve sivillerin ağır saldırılara maruz kaldığını belirterek acil ateşkes çağrısında bulundu.
Temelli, Halep’teki son durumu şu sözlerle aktardı:
“Halep'te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde şu ana kadar 7 sivil katledildi. 46 sivil yaralanmış durumda. Mahalleler HTŞ'ye bağlı çeteler ve SMO çeteleri tarafından kuşatılmış durumda ve bir katliama hazırlık yapılıyor. Adeta bu iki mahalle yakında bir Gazze'ye dönüşebilir. Ve manidar ki dün Suriye devletiyle İsrail Paris'te bir anlaşma yaptı. Bütün bunlara baktığımızda Şam'da olup bitenleri anlamaya çalışıyoruz. Türkiye'nin dış politikasını anlamaya çalışıyoruz ve bu gelişmeler ışığında bu sessizliğe bir anlam veremiyoruz.”
Temelli, hükümete ve garantör devletlere sorumluluk çağrısı yaparak şunları söyledi:
“Bir an önce ateşkes konusunda, bir an önce bu katliamın önüne geçme konusunda iktidar üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundadır. Bütün garantör devletlere buradan sesleniyoruz. Bakın bu denli bir katliama, soykırıma gidecek bir saldırıya karşı hemen sorumluluk gereği açıklama yapmak ve bu saldırılara engel olmak zorundasınız. Karşı karşıya olduğumuz risk bu kadar yüksektir.”
Temelli konuşmasında 10 Mart mutabakatı ve 1 Nisan anlaşmasını hatırlatarak, kuşatmanın hukuksuz olduğunu vurguladı:
“Bakın 10 Mart mutabakatı vardır ve sonrasında 1 Nisan'da yapılan anlaşma vardır. Bu mahallelerde asayişin nasıl sağlanacağına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Bunu yok sayarak bugün bu mahalleleri tanklarla, toplarla, tüfeklerle kuşatmak kabul edilebilecek bir şey değildir. Bu insanlık suçunu şu anda hemen durdurmak zorundayız.”
Temelli, Anadolu Ajansı’nın bölgeye ilişkin haberlerini eleştirerek şöyle konuştu:
“Biz bunu söylerken Anadolu Ajansı nasıl bir haber yapıyor biliyor musunuz? Diyor ki SDG'ye bağlı güçler sivilleri öldürüyor. El insaf, ayıptır. Utanın biraz. Orada ne olup bittiğini çok iyi biliyorsunuz. Nereden mi biliyorsunuz? Afrin'den biliyorsunuz. Çünkü orada yaşayan insanlar Afrin'den oraya göç etmek zorunda kaldı. Aynı haberleri Afrin zamanında da yaptınız. Şimdi utanmadan bu haberleri Anadolu Ajansı olarak yapmaya devam ediyorsunuz.”
Temelli, demokratik çözüm vurgusu yaparak şunları dile getirdi:
“Mutabakata sahip çıkmak gerekiyor. 1 Nisan anlaşmasına sahip çıkmak gerekiyor. Suriye halklarının bir arada demokratik bir Suriye’de yaşayabilmesinin olanaklarını yaratmak gerekiyor. Oysa burada ne yapılıyor? Savaş çığırtkanlığı. Suriye bir daha mı savaşa sürüklensin? Orada insanlar yine mi katledilsin? Milyonlarca Suriyeli yerinden, yurdundan mı olsun?”
İsrail–Filistin konusunda Türkiye’nin tutumunu hatırlatan Temelli, sessizliği eleştirdi:
“Burada geçen yıl en az 12 defa İsrail'i kınadık. Hep beraber kınadık. Çünkü İsrail’in Filistin halkına yaptıkları kabul edilemez dedik. Hani İsrail’e karşıydık? Hani soykırımlara karşıydık? Dolayısıyla Filistin halkı söz konusu olunca bu duyarlılığı gösteren, Kürt halkı olunca neden bu sessizliğe bürünüyor? Bu kabul edilebilir bir şey değil.”
Temelli sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Burada Suriye halklarının bir arada yaşama iradesinin yolu demokratik Suriye’den geçer. Oradaki özgürlüklerden geçer. Dolayısıyla bu saldırganlığa bir an önce dur deme zamanı gelmiştir.”




