Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenleme; çevresel hedeflere katkı sağlayan ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasını, yatırımlara ilişkin ortak ölçütler oluşturulmasını ve yanıltıcı çevre beyanlarının önlenmesini amaçlıyor.

Yönetmelik yayımlandığı gün yürürlüğe girerken, finans kuruluşlarının zorunlu raporlaması için ayrı bir geçiş süresi tanındı. Bu ayrım, düzenlemenin uygulama takvimi açısından önem taşıyor.

Bir faaliyetin “yeşil” sayılması için üç koşul aranacak

Yönetmelikte, kapsamda yer alan bir ekonomik faaliyetin çevresel hedeflerle uyumlu kabul edilmesi için üç şartı birlikte karşılaması öngörülüyor: Faaliyet en az bir çevresel hedefe önemli ölçüde katkı sağlayacak, diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli zarar vermeyecek ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyacak.

Bu nedenle yönetmeliğin ekinde bir sektörün veya faaliyetin yer alması, o alandaki her yatırımın kendiliğinden “yeşil” kabul edileceği anlamına gelmiyor. Faaliyetin ilgili teknik tarama kriterlerini de sağlaması gerekiyor.

Altı çevresel hedef belirlendi

Taksonomi kapsamında değerlendirilecek faaliyetler için şu hedefler esas alınıyor:

  • Sera gazı emisyonlarının azaltılması
  • İklim değişikliğine uyum
  • Su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması
  • Döngüsel ekonomiye geçiş
  • Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü
  • Biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ile restorasyonu

Yönetmelik, çevresel ölçütlerin yanında çalışma yaşamındaki temel hakları ve insan haklarını da dikkate alan asgari sosyal koruma önlemleri tanımlıyor.

Hangi finans kuruluşları raporlama kapsamında?

Yönetmeliğin 13’üncü maddesi; bankaları, aracı kurumları, yatırım ortaklıklarını, portföy yönetim şirketlerini, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketlerini raporlama yükümlülüğü kapsamında sayıyor. Raporlamanın ayrıntılı usul ve esasları, ilgili alanlarına göre SPK, BDDK ve SEDDK tarafından belirlenecek.

Ancak yönetmeliğin geçici maddesi açık bir erteleme içeriyor: Bu finans kuruluşları 1 Ocak 2029’a kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değil. Dolayısıyla yönetmeliğin yürürlüğe girmesi, zorunlu finansal raporlamanın bugün başladığı anlamına gelmiyor.

Yönetmelik ekindeki faaliyetlerden en az birini yürüten diğer kurum, kuruluş ve işletmeler içinse “raporlama yapabilir” ifadesi kullanılıyor. Finans kuruluşları, kendi raporlarına konu olabilecek işlemler bakımından bu işletmelerden taksonomi kapsamında rapor hazırlamalarını talep edebilecek.

Gelir, yatırım ve giderler için göstergeler kullanılacak

Düzenleme, taksonomiye uygun veya taksonomiyle uyumlu faaliyetlerden elde edilen hasılatın, yatırım harcamalarının ve işletme giderlerinin oranlarını temel göstergeler arasında sayıyor. Finans kuruluşları için de faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirliği ne ölçüde dikkate aldığını gösteren oranlar öngörülüyor.

Raporlar, ilgili mali tablo döneminin bitimini izleyen altı ayın sonunda Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi’ne yüklenecek. Sisteme yüklenen taksonomi raporlarının kamuoyuna açık olması esas alınacak.

Kömür gibi katı fosil yakıt kullanılan üretim faaliyetleri nasıl değerlendirilecek?

Yönetmeliğe göre katı fosil yakıtların kullanıldığı üretim faaliyetleri, belirlenecek teknik tarama kriterleri doğrultusunda çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmeyecek.

Hangi faaliyetlerin koşulları sağladığının belirlenmesinde teknik tarama kriterleri kullanılacak. Bu kriterler İklim Değişikliği Başkanlığının internet sayfasında yayımlanacak; güncellenen kriterler ise izleyen yıldan itibaren geçerli olacak.

Ormancılıktan sanayiye geniş faaliyet listesi

Yönetmeliğin ekinde ormancılık, sulak alanların restorasyonu, imalat ve enerji üretimi gibi çok sayıda faaliyet bulunuyor. Güneş enerjisinden elektrik üretimi, batarya imalatı, demir ve çelik üretimi ile hidroelektrik üretimi listede yer alan örnekler arasında.

Bu faaliyetlerin listelenmesi, her birinin doğrudan çevresel açıdan uyumlu ilan edildiği anlamına gelmiyor. Her faaliyet için katkı, diğer hedeflere zarar vermeme ve sosyal koruma koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Eksik bildirim ve belgeler için idari yaptırım öngörülüyor

Yönetmelik, raporlama kapsamında gerekli bildirim, bilgi ve belgeleri verme yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere İklim Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca idari para cezası uygulanmasını öngörüyor.

Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin uygulanmasından İklim Değişikliği Başkanlığı sorumlu olacak. Teknik kriterlerin hazırlanması ve geliştirilmesinde Türkiye Yeşil Taksonomisi Komitesi ile teknik uzman grupları görev yapacak.

Kaynak: 24 Eylül 2026 tarihli, 33380 sayılı Resmî Gazete, Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, s. 1–21.