Adana’dan 22 Kurum: Avrupa’nın Plastik Çöpleri Adana’da, İthalat Yasaklansın!

Adana’da siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, insan hakları ve ekoloji kuruluşlarından oluşan 22 kurum, Avrupa’dan Türkiye’ye getirilen plastik atıklara ilişkin ortak açıklama yaptı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasına tepki gösteren kurumlar, plastik atıkların Adana’da doğaya döküldüğünü, gömüldüğünü, yakıldığını ve su kanallarına bırakıldığını belirtti. Türkiye’ye her yıl Avrupa’dan 650 bin ile 1 milyon ton arasında plastik atık getirildiğini savunan kurumlar, “Türkiye’nin Avrupa’nın çöplüğü olduğu doğrudur. Bu bir iddia değil, yaşanan gerçekliktir” diyerek plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını istedi.

Adana’da faaliyet gösteren Emek Partisi (EMEP) Adana İl Örgütü, DEM Parti Adana İl Örgütü, Adana Halkevi, Yeşil Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi Adana İl Örgütü, Kızıl Parti, Sol Parti Adana İl Örgütü, Emekliler Dayanışma Sendikası Adana Şubesi, ÖHD Adana Temsilciliği, Tüm Emeklilerin Sendikası Adana Şubesi, Eğitim Sen Adana Şubesi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, BTS Adana Şubesi, İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi, Dersimliler Derneği Adana Şubesi, Adana Tabip Odası, Adana Ekoloji Platformu, Tarım Orkam-Sen Adana Şubesi, TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Tüm Bel-Sen Adana Şubesi, Toplumsal Özgürlük Partisi Adana İl Örgütü ve Haber-Sen 8 No’lu Şube, 23 Ekim 2026 tarihinde yayımladıkları ortak açıklamayla plastik atık ithalatına karşı mücadele çağrısında bulundu.

“Avrupa’nın Plastik Çöpleri Adana’da! Adanalılar Bunu Biliyor, Görüyor, Yaşıyor!” başlığıyla yayımlanan açıklamada, Avrupa ülkelerinden ithal edilen plastik atıkların özellikle Adana’nın Seyhan ilçesindeki mahallelerde ciddi çevre ve halk sağlığı sorunlarına neden olduğu savunuldu.

Kurumlar, plastik atık ithalatının yarattığı kirliliğin yıllardır görüntülerle, saha gözlemleriyle, bilimsel çalışmalarla ve yangın raporlarıyla belgelendiğini belirterek, sorunun kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığını ileri sürdü.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasına tepki

Ortak açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin 21 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya ve bazı basın yayın organlarında yer alan “Avrupa çöpünü Türkiye’ye döküyor” yönündeki paylaşımlara ilişkin yaptığı açıklama eleştirildi.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin söz konusu haberleri iddia olarak nitelendirdiği, gerçeklerin çarpıtıldığını ve ağır bir manipülasyon yapıldığını savunduğu hatırlatıldı.

Kurumlar ise Adana’da yaşayanların yıllardır plastik atıkların yarattığı çevresel sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İlginç bir durumla karşı karşıyayız. Bizler, Adana’da yaşayanlar olarak gördüklerimizden, yaşadıklarımızdan yola çıkarak Avrupa’nın plastik çöplerinin ithalat adı altında Adana’ya getirildiğini, Çukurova topraklarına döküldüğünü, gömüldüğünü, yakıldığını, su kanallarına bırakıldığını yıllardır söylüyor ve bu durumdan şikayet ederek buna son verilmesi gerektiğini söylüyoruz.”

Açıklamada, bu tespitlerin yalnızca yerel gözlemlere dayanmadığı, ulusal ve uluslararası basın yayın organlarında yer ve zaman belirtilerek görüntülerle belgelendiği vurgulandı.

“Plastik çöp yangınlarının zehirli dumanlarını solumak zorunda kalıyoruz”

Adana’daki plastik atık işleme tesislerinin ve depolama alanlarının çevreye etkilerine dikkat çeken 22 kurum, kentte sayıları binlerle ifade edilen plastik atık işyerlerinde çıkan yangınların halk sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturduğunu savundu.

Açıklamada, bu yangınların kasıtlı çıkarıldığı ileri sürülerek şu değerlendirme yapıldı:

“Adana’da bulunan ve sayısı binleri bulan plastik atık işyerinde çıkarılan, kasıtlı olduğunu bildiğimiz plastik çöp yangınlarının zehirli dumanlarını her yıl birkaç defa solumak zorunda kalıyoruz. Bu durum itfaiye yangın yeri raporlarında belgelidir.”

Kurumlar, plastik atıkların yakılması sonucu ortaya çıkan dumanların çevrede yaşayanların günlük yaşamını olumsuz etkilediğini, kirliliğin yalnızca tesislerin bulunduğu alanlarla sınırlı kalmadığını ifade etti.

Mersin Limanı’ndan Adana’ya taşınan plastik atıklar

Ortak açıklamada, Avrupa’dan getirilen plastik atıkların Mersin Limanı üzerinden kara yoluyla Adana’ya taşındığı belirtildi.

Kurumlar, ithal edilen plastik atık balyalarının işyerlerinin içinde, önünde, çevresindeki açık alanlarda, atıkların döküldüğü arazilerde ve su kanallarında görülebildiğini kaydetti.

Açıklamada şöyle denildi:

“Mersin limanından tırlarla getirilen plastik çöp balyalarını söz konusu işyerlerinin içinde, önünde ve yakınındaki açık alanlarda, döküldükleri arazilerde ve su kanallarında görebiliyoruz. Belgeleme çalışmaları sırasında bu plastik çöplerin hangi ülkenin, hangi marketine, hangi firmasına ait olduğunu görüp, üzerindeki yazıları okuyabiliyoruz.”

Kurumlar, plastik atıkların üzerindeki yabancı ülke, market ve şirket bilgilerinin, atıkların Avrupa kaynaklı olduğunu ortaya koyan somut göstergeler arasında bulunduğunu savundu.

“Adana’daki plastik atıklar Mersin ve Antalya sahillerini de kirletiyor”

Açıklamada, plastik atıkların çevresel etkilerinin Adana sınırlarını aştığına dikkat çekildi.

Kurumlar, son bilimsel çalışmaların Adana’daki plastik atık işyerlerinden su kanallarına karışan plastik parçalarının ve mikroplastiklerin Seyhan Nehri üzerinden Akdeniz’e taşındığını ortaya koyduğunu belirtti.

Ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Son yapılan bilimsel çalışmalar ise yeni bulguları ortaya çıkarmış bulunuyor. Adana’da bulunan plastik atık işyerlerinden su kanalları yoluyla Seyhan nehrine ve Akdeniz’e ulaşan plastik atık parçaları ve mikroplastiklerin Mersin ve Antalya sahillerindeki kirliliğin ana kaynağı olduğu anlaşılmıştır.”

Bu değerlendirmeyle plastik atık sorununun yalnızca depolama ve geri dönüşüm tesislerinin bulunduğu mahalleleri değil, nehirleri, denizleri ve kıyı ekosistemlerini de ilgilendiren bölgesel bir çevre sorununa dönüştüğü vurgulandı.

“Türkiye’ye her yıl 650 bin ile 1 milyon ton arasında plastik atık getiriliyor”

Kurumlar, Türkiye’nin Avrupa ülkelerinden gerçekleştirdiği plastik atık ithalatının boyutlarına ilişkin rakamları da kamuoyuyla paylaştı.

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi, İngiltere hükümetinin resmî verileri ve Türkiye Cumhuriyeti bakanlıklarının rakamlarına atıfta bulunulan açıklamada, Türkiye’ye Avrupa Birliği ülkelerinden ve İngiltere’den her yıl 650 bin ile 1 milyon ton arasında plastik atık ithal edildiği öne sürüldü.

Kurumlar, bu miktarın yarısından fazlasının Adana’ya getirildiğini savundu.

Açıklamada, ithal edilen plastik atıkların geri dönüşüm oranlarına ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuldu:

“Bu atıkların en iyi ihtimalle yüzde 20-30’u geri dönüşümde kullanılmakta, yani ikinci sınıf plastik ürünler yapılmakta, kalanı ise çevreye dökülmekte veya yakılmaktadır. Bu yüzden de biz ‘plastik atık’ yerine ‘çöp’ demeyi tercih ediyoruz.”

Kurumlar, mevcut atık ithalatı ve işleme politikalarının Türkiye’yi Avrupa ülkelerinin atık yükünü üstlenen bir ülke konumuna getirdiğini savundu.

OECD düzenlemesiyle Türkiye’ye gelen plastik atıkların artabileceği uyarısı

Açıklamada, Avrupa Birliği’nin plastik atık ihracatına ilişkin düzenlemelerine de yer verildi.

Kurumlar, Avrupa Birliği’nin ilgili kararları doğrultusunda 2026 yılının sonundan itibaren plastik atık ihracatının OECD ülkelerine yönelmesinin Türkiye açısından yeni riskler doğurabileceğini belirtti.

Türkiye’nin OECD üyesi olması nedeniyle Avrupa’dan gelen plastik atık miktarının artabileceği uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, “Bunun anlamı, yeni yıl ile birlikte OECD üyesi olan Türkiye’ye plastik atık ithalatının artacağı tehlikesi ile karşılaşacağız” denildi.

Bu değerlendirme, Türkiye’nin mevcut plastik atık ithalatı politikasının sürdürülmesi halinde çevresel baskının daha da ağırlaşabileceği yönünde bir uyarı olarak öne çıktı.

“Plastik üretiminden tüketimine kadar kirleticidir”

Ortak açıklamada, plastik atık ithalatının çevre kirliliğine yol açmadığı yönündeki değerlendirmeler de eleştirildi.

Kurumlar, plastiklerin yalnızca atık haline geldiklerinde değil, üretimlerinden tüketimlerine ve bertaraf edilmelerine kadar farklı aşamalarda çevresel sorunlar yaratabildiğini vurguladı.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Plastik atık ithalatının hiçbir aşamasında çevre kirliliğinin yaratılmadığını iddia etmek, iddia sahibinin gerçeklerden ne kadar uzak olduğunun işaretidir. Plastik işi kirleticidir, üretimi ve tüketimi tüm aşamalarında çevreye zarar verir, bir kere ürettiğiniz plastiğin zararlı ve giderek öldürücü etkisinden yüzyıllar boyunca kurtulamazsınız.”

Kurumlar, plastik kirliliğinin küresel ölçekte büyüyen bir sorun olduğunu belirterek Birleşmiş Milletler'in plastik üretimini sınırlandırmak ve zaman içinde azaltmak amacıyla özel toplantılar düzenlediğini hatırlattı.

COP31 öncesinde “algı çalışması” suçlamasına yanıt

Açıklamada, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesinde plastik atık ithalatının gündeme getirilmesine yönelik resmî eleştiriler de değerlendirildi.

Kurumlar, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin konunun COP31 öncesinde gündeme taşınmasını “kötü niyetli bir algı çalışması” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi.

Açıklamada, çevre kirliliğinin gündeme getirilmesinin Türkiye’nin uluslararası imajını zedelemek amacı taşımadığı, aksine yıllardır yaşanan sorunların çözülmesini hedeflediği ifade edildi.

Kurumlar, çevre sorunlarının konuşulmasını engellemek yerine bu sorunlara neden olan uygulamaların ortadan kaldırılması gerektiğini savundu.

“Sıfır Atık kampanyası zarar görmesin istiyorsanız plastik atık ithalatını yasaklayın”

Ortak açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Türkiye’de yürütülen Sıfır Atık kampanyasına yönelik eleştiriler oldu.

Kurumlar, plastik atık ithalatının sürdürülmesiyle Sıfır Atık politikalarının birbiriyle çeliştiğini savunarak iktidara doğrudan çağrıda bulundu.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Niyet konusunu açıklama sahibine bırakalım ve bir öneri ile bitirelim. Özenle uzun zamandır sürdürülen, göstermelik olduğu her halinden belli olan ‘sıfır atık’ kampanyası zarar görmesin istiyorsanız, Türkiye’nin imajı zedelenmesin diyorsanız, size çok kolay ve hemen uygulanabilir bir yol öneriyoruz. PLASTİK ATIK İTHALATI YASAKLANSIN!”

Kurumlar, plastik atık ithalatının yasaklanmasını hem çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Türkiye’nin uluslararası çevre politikalarındaki tutarlılığı açısından gerekli gördüklerini belirtti.

Seyhan’ın dört mahallesine dikkat çekildi: Küçükdikili, Sarıhamzalı, Yeşiloba ve Şakirpaşa

Açıklamada, Adana’da plastik atık işleme ve depolama faaliyetlerinin özellikle Seyhan ilçesindeki dört mahallede yoğunlaştığı ifade edildi.

Küçükdikili, Sarıhamzalı, Yeşiloba ve Şakirpaşa mahallelerinin plastik atık kaynaklı çevresel sorunlardan en fazla etkilenen yerleşim alanları arasında bulunduğu belirtildi.

Kurumlar, bu mahallelerde yaşayanların plastik atıkların depolanması, yakılması ve çevreye bırakılmasının sonuçlarıyla yıllardır karşı karşıya olduğunu savundu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Plastik atık denilen kirletici ve zehirleyici iş en çok Adana’nın Seyhan ilçesi Küçükdikili, Sarıhamzalı, Yeşiloba, Şakirpaşa mahallelerinde yoğunlaşmış bulunuyor.”

İletişim Başkanlığı’na Adana daveti: “Gelin, kirliliği yerinde görün”

22 kurum, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yetkililerini Adana’ya davet ederek plastik atıkların yarattığı çevre sorunlarını yerinde incelemelerini istedi.

Kurumlar, çevre kirliliğinin varlığı konusunda en doğru değerlendirmenin bu bölgelerde yaşayan halk tarafından yapılabileceğini vurguladı.

Açıklamada şöyle denildi:

“İletişim Başkanlığı yetkililerini Adana’ya, bu mahallelerde bu işin nasıl yapıldığını görmeye davet ediyoruz. Çevrenin kirlendiğinin iddia mı, gerçek mi olduğunu yıllardır yaratılan kirliliğin ortasında yaşamak zorunda bırakılan halk onlara söyleyecektir.”

Bu çağrıyla, plastik atık ithalatına ilişkin tartışmanın resmî açıklamalarla sınırlı tutulmaması, çevresel etkilerin doğrudan sahada incelenmesi istendi.

“Plastik atık ithalatına ilişkin rakamlar neden açıklanmıyor?”

Kurumlar, plastik atık ithalatına ilişkin bilgilerin kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde sunulmadığını da ileri sürdü.

İthalat miktarları, atıkların hangi ülkelerden geldiği, hangi şirketler tarafından getirildiği ve hangi işletmelerde işlendiği konularında kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği savunuldu.

Ortak açıklamada şu sorular yöneltildi:

“Plastik atık ithalatı ile ilgili olarak neden bir karartma uygulanmaktadır? Konu ile ilgili rakamları ve ‘ithalat şebekesini’ neden başka ülke kaynaklarından duymak zorunda kalıyoruz? Bu konuda da açıklık ve şeffaflık gerekmiyor mu?”

Kurumlar, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasını da sorgulayarak şu soruları gündeme getirdi:

“Dezenformasyonla Mücadele Merkezi neden dezenformasyon yapma ihtiyacı duyuyor ve daha da vahimi böyle yaparak üstü örtülü tehditte bulunuyor ve konunun konuşulmasını neden önlemeye çalışıyor?”

Açıklamada, plastik atık ithalatına ilişkin tartışmaların kamuoyundan gizlenmemesi, ithalat süreçlerinin ve çevresel etkilerinin şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

22 kurumdan ortak mesaj: “Türkiye’nin Avrupa’nın çöplüğü olduğu doğrudur”

Adana’daki siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, insan hakları ve ekoloji kuruluşları, 23 Ekim 2026 tarihli ortak açıklamalarını güçlü bir mesajla tamamladı:

“TÜRKİYE’NİN AVRUPA’NIN ÇÖPLÜĞÜ OLDUĞU DOĞRUDUR! BU BİR İDDİA DEĞİL, YAŞANAN GERÇEKLİKTİR!”

Kurumlar, Avrupa’dan plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını, Adana’da plastik atıkların yarattığı kirliliğin ortadan kaldırılmasını ve ithalat süreçlerine ilişkin tüm bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Ortak açıklamaya imza atan 22 kurum

23 Ekim 2026 tarihli “Avrupa’nın Plastik Çöpleri Adana’da! Adanalılar Bunu Biliyor, Görüyor, Yaşıyor!” başlıklı açıklamanın imzacıları şöyle:

  1. Emek Partisi (EMEP) Adana İl Örgütü

  2. DEM Parti Adana İl Örgütü

  3. Adana Halkevi

  4. Yeşil Sol Parti

  5. Türkiye İşçi Partisi Adana İl Örgütü

  6. Kızıl Parti

  7. Sol Parti Adana İl Örgütü

  8. Emekliler Dayanışma Sendikası Adana Şubesi

  9. ÖHD Adana Temsilciliği

  10. Tüm Emeklilerin Sendikası Adana Şubesi

  11. Eğitim Sen Adana Şubesi

  12. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi

  13. BTS Adana Şubesi

  14. İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi

  15. Dersimliler Derneği Adana Şubesi

  16. Adana Tabip Odası

  17. Adana Ekoloji Platformu

  18. Tarım Orkam-Sen Adana Şubesi

  19. TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu (İKK)

  20. Tüm Bel-Sen Adana Şubesi

  21. Toplumsal Özgürlük Partisi Adana İl Örgütü

  22. Haber-Sen 8 No’lu Şube