Siyaset

Yılmaz Hun’den Bakanlığa Soru Önergesi: “Devlet Korumasındaki Çocuğa Şiddet Kabul Edilemez”

Abone Ol

Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, Iğdır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Hacı Ali Çocuk Yuvası’nda koruma ve bakım altında bulunan 2 buçuk yaşındaki Arteş Cezik’e yönelik şiddet iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Hun, olayın yalnızca bireysel bir suç değil, aynı zamanda kamusal sorumluluğun ağır bir ihlali olduğunu vurguladı.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, kurumda bakım personeli olarak görev yapan Çiğdem Açıkgöz’ün küçük çocuğa şiddet uyguladığı, durumun diğer personel tarafından fark edilmesi üzerine çocuğun hastaneye kaldırıldığı ve darp raporu alındığı belirtildi. Söz konusu personelin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındığı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenildi. Ayrıca ilgili personelin daha önce de çocuklara yönelik şiddet iddiaları nedeniyle soruşturma geçirdiği ileri sürüldü.

“Bu Çocuklar Devletin Doğrudan Sorumluluğundadır”

Hun, koruma ve bakım altındaki çocukların toplumun en kırılgan kesimini oluşturduğunu belirterek, “Devlet, bakım yükümlülüğünü üstlendiği çocukların güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Kurum içinde gerçekleşen bir şiddet vakası, denetim mekanizmalarının ve personel seçme süreçlerinin ciddi biçimde sorgulanmasını gerektirir” dedi.

Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3’üncü maddesinde yer alan “çocuğun üstün yararı” ilkesini hatırlatan Hun, aynı sözleşmenin 19’uncu maddesinin de çocukların her türlü fiziksel ve zihinsel şiddete karşı korunması için devlete açık sorumluluk yüklediğini ifade etti.

Bakanlığa 9 Kritik Soru

Yılmaz Hun, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

  1. Iğdır Hacı Ali Çocuk Yuvası’nda meydana gelen şiddet olayına ilişkin idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa kapsamı nedir ve hangi aşamadadır?

  2. Şiddet uyguladığı iddiasıyla tutuklanan bakım personeli hakkında daha önce çocuklara yönelik şiddet iddiasıyla herhangi bir idari soruşturma yürütülmüş müdür? Yürütüldüyse sonucu ne olmuştur?

  3. Daha önce soruşturma geçirdiği iddia edilen bir personelin çocuklarla çalışmaya devam etmesine kim ya da hangi makam hangi gerekçeyle izin vermiştir?

  4. Hakkında soruşturma açılan personelin yeniden kurumda çalışmasına olanak sağlayan kişi ya da kişiler hakkında herhangi bir idari soruşturma başlatılmış mıdır?

  5. Söz konusu kurumda son beş yıl içinde çocuklara yönelik şiddet, kötü muamele veya ihmal iddiasıyla kaç idari ve adli soruşturma açılmıştır?

  6. Bakanlığa bağlı çocuk bakım kuruluşlarında görev yapan personelin işe alım süreçlerinde psikolojik yeterlilik ve mesleki uygunluk değerlendirmeleri hangi sıklıkla yapılmaktadır? Periyodik denetimler uygulanmakta mıdır?

  7. Koruma altındaki çocukların maruz kaldıkları olası şiddet ve kötü muameleyi bildirebilecekleri bağımsız ve erişilebilir bir başvuru mekanizması bulunmakta mıdır?

  8. Bu olay sonrasında ilgili kurumda görev yapan yöneticiler hakkında herhangi bir idari işlem başlatılmış mıdır?

  9. Bakanlık, çocuk bakım kurumlarında şiddeti önlemek amacıyla personel eğitimi, kamera sistemleri, bağımsız denetim ve sivil izleme mekanizmaları konusunda yeni bir düzenleme yapmayı planlamakta mıdır?

Hun, devlet koruması altındaki bir çocuğun uğradığı şiddetin yalnızca bir personelin suçu olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Bu olay denetimsizliğin, ihmalkârlığın ve sistemsel zafiyetin sonucudur. Bakanlığın açık, şeffaf ve hesap verebilir bir tutum sergilemesi hem hukuki hem de vicdani bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.