Zülküf Güneş: “Şiddeti doğuran sistemi çözmeden önleyemezsiniz”

Ekran Görüntüsü 2026 04 19 082907

Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde katliamın yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu önünde yaptığı kapsamlı açıklamada, eğitimde artan şiddetin münferit değil sistematik olduğunu vurgulayarak, kalıcı ve bütünlüklü politikalar geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Basın açıklamasına Adana, Gaziantep, Adıyaman, Urfa, Hatay ve İskenderun başta olmak üzere çevre illerden Eğitim Sen ve KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri de katıldı.

“Yaşamını yitirenlerin mücadelesi bizim mücadelemiz olacak”

Güneş konuşmasına başsağlığı mesajıyla başladı:

“Değerli basın emekçileri, sevgili mücadele arkadaşlarım, kederli ve çok kıymetli Maraş halklarımız… Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu adına hepimize geçmiş olsun, başsağlığı diliyoruz. Yaşamını yitiren bütün canlıların ruhu şad olsun. Onların mücadelesi bizim mücadelemiz olacak. Onların anısı bundan sonra eğitimde şiddetin tamamen son bulması adına mücadelemizin kararlılığını gösterecek.”

“Mücadeleyi büyütmek zorundayız”

Açıklamaya katılanlara seslenen Güneş, ortak mücadele çağrısı yaptı:

“Burada bizlerle beraber olan sivil toplum örgütü temsilcileri, üyelerimiz, meslektaşlarımız; hep beraber eğitimde ve toplumda yaşanan bu şiddete son verilmesi konusunda bundan sonra mücadeleyi daha da yükseltmemiz gerekiyor.”

Okullarda yaşanan şiddetin ulaştığı boyuta dikkat çekti:

“Okul binalarında, dersliklerde, sınıfta yaşanan şiddet hali aslında geldiğimiz son noktayı gösteriyor.”

“Bu şiddet münferit değil, arka planı var”

Güneş, yaşanan olayların tesadüfi olmadığını vurguladı:

“Bu tip şiddet olayları akşamdan sabaha münferit olarak gelişmez, bunun bir arka planı vardır. Bu şiddetin arka planını çözmeden, güvenlikçi tedbirlerle okulun kapısına özel güvenlik ya da polis dikerek şiddeti önleyemeyiz. Evet, bunlar basit bir önlem olabilir ama bu şiddeti açığa çıkaran toplumsal, pedagojik, sosyolojik sorunları çözmeden bu şiddeti bitiremeyiz.”

“Bu ilk değil, son da olmayacak”

Şiddetin süreklilik kazandığını belirten Güneş şu ifadeleri kullandı:

“Bu şiddet bugün burada daha 10 yaşında, 11 yaşında çocukları aramızdan alırken, yeri geldiğinde 2 yaşında, 3 yaşında, 17 yaşında gencecik kadınları, kızları aramızdan aldı. Bu, eğitimde yaşanan ilk şiddet değil. Bu mücadeleyi nihayete erdiremez, kalıcı politikalar geliştiremezsek maalesef son da olmayacak.”

“Yetkililer sorumluluk almıyor”

Yetkililere doğrudan seslenen Güneş, sorumluluk tartışmasına dikkat çekti:

“Bizler buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu olaylarda hiçbir sorumluluğunuz yok mu? Gelişmiş demokrasilerde bir elektrik kesintisi sebebiyle bakanlar istifa eder. Buna benzer bir olay yaşanmış olsaydı hükümet düşerdi. Ama bizde ne Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ne de hiçbir yetkili kendisine bir sorumluluk biçmiyor.”

Ekran Görüntüsü 2026 04 19 082950

“Sorumluluğu biz üstleniyoruz”

Güneş, eğitim emekçileri olarak öz eleştiri verdiklerini belirtti:

“Onların kendilerine biçmediği sorumluluğu biz kendimize biçiyoruz. Bir öğretmen olarak, bir sendikacı olarak, bir veli olarak bu sorumluluğu biz üzerimize alıyoruz. Biz bir öz eleştiri veriyoruz topluma: Bu şiddet nasıl yayıldı, nasıl gelişti, nasıl göremedik, nasıl önleyemedik? Biz bunu kendimize soruyoruz ve sormaya devam edeceğiz ama sizlere de soracağız.”

“Yitirilen canlar yüreğimizi yaktı”

Güneş, açıklamasında sert ifadeler de kullandı:

“Önceki gün bu okulda yaşamını yitiren her bir can bizim yüreğimizi yaktı. Ama belli ki senin yüreğini yakmamış. Senin çocuğunu aramızdan almamış ki hiçbir sorumluluğu kabul edip Türkiye halklarından, öğrencilerden, öğretmenlerden özür dileyip istifa etmedin.”

“Çocuklar suça itiliyor”

Siverek ve Maraş’taki olayların faillerinin çocuk olduğuna dikkat çeken Güneş, eğitim sistemine yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Her iki olayın faili de çocuk. Biri 17, biri 14 yaşında. Bir çocuktan katil yaratmak için ancak bu kadar sistematik bir çürüme hali geliştirilebilirdi. Ne yazık ki o sistem de bizim eğitim sistemimiz.”

“Eğitim sisteminde yaşanan gericilik, ırkçılık, cinsiyetçilik ve ayrımcılık çocukları bu hale getirdi. Tarikatların, cemaatlerin okullarda kol gezdiği, farklı yapıların sınıflara girdiği bir yerde bu tür olayların yaşanması kaçınılmazdır.”

“Eğitim bilimsel ve kamusal olmalı”

Güneş, eğitimin niteliğine ilişkin şu vurguyu yaptı:

“Eğitim pedagojik ve bilimsel olmak zorundadır. Kamusal eğitim hizmeti Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğundadır. Ama bugün görüyoruz ki herkes okullara girip eğitim süreçlerine dahil oluyor. Çocukların bundan etkilenmemesi mümkün değil.”

96 Kişinin Yaşamını Yitirdiği Alpargün Apartmanı Davasında Ceza 22,5 Yıla Düşürüldü
96 Kişinin Yaşamını Yitirdiği Alpargün Apartmanı Davasında Ceza 22,5 Yıla Düşürüldü
İçeriği Görüntüle

“Silahlanma ve şiddet dili yaygınlaşıyor”

Toplumsal şiddet iklimine dikkat çeken Güneş şöyle konuştu:

“Bir evde 7 silah, 10 şarjörün ne işi var? Bu kadar silahlanmanın arttığı, militarizmin özendirildiği bir yerde çocukların etkilenmemesi mümkün değil. Dizilerden siyasete kadar her yerde şiddet dili var.”

“Bakanlar buraya koruma ordularıyla geliyor. Bu bile başlı başına bir şiddet görüntüsü yaratıyor ve gençler bundan etkileniyor.”

“Demokratik ve hukuki zemin zayıfladı”

Güneş, şiddetin artışını ülkedeki hukuk sistemine bağladı:

“İnsanlar artık hukuka güvenmiyor. Adalet tecelli etmiyor. Herkes kendi hukukunu yaratmaya çalışıyor. Bu da gençleri şiddet sarmalına itiyor.”

“Bu okul hafıza merkezine dönüştürülmeli”

Güneş, olayın yaşandığı okul için çarpıcı bir öneride bulundu:

“Bu okul bir hafıza merkezine dönüştürülmeli. Şiddetin önlenmesine dönük bir merkez haline getirilirse, bu acılar unutulmaz ve benzer olayların önüne geçilebilir.”

“Aydınlık bir gelecek için mücadele sürecek”

Konuşmasını mücadele vurgusuyla tamamlayan Güneş şu ifadeleri kullandı:

“Gençlerimize umutlu, barış içerisinde yaşayacakları aydınlık bir gelecek yaratmanın mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu konuda mücadele arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Muhabir: Güven BOĞA