7 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin termik santraller, endüstriyel yakma tesisleri, havzalar arası su aktarma projeleri ve akarsu yataklarına yönelik hükümleri değiştirildi. Yeni düzenlemede 300 MWt ve 20 MWt ısıl güç eşikleri belirlenirken, akarsu havzaları arasında su aktarımı ve akarsu yataklarının düzenlenmesine ilişkin projeler de ÇED listelerinde yeniden tanımlandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 7 Kasım 2026 tarihli ve 33423 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

29 Temmuz 2022 tarihli ÇED Yönetmeliği’nin Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yapılan değişiklikler, enerji üretim tesislerinden su kaynaklarının kullanımına kadar farklı yatırım alanlarını kapsıyor.

Termik santraller için 300 MWt ve 20 MWt eşikleri

Yönetmeliğin Ek-1 listesinde yer alan termik ve nükleer güç santralleri ile diğer yakma tesislerine ilişkin ikinci madde yeniden düzenlendi.

Buna göre, toplam ısıl gücü 300 MWt ve üzerindeki termik güç santralleri, Ek-1 kapsamında yer alacak.

Aynı şekilde gaz, buhar ve sıcak su elde etmek amacıyla kurulan, toplam ısıl gücü 300 MWt ve üzerindeki endüstriyel tesisler de bu listede bulunacak.

Nükleer güç santrallerinin ve diğer nükleer tesislerin kurulması veya sökülmesine ilişkin hükümler de yeniden düzenlenen maddede yer aldı. Belirli küçük ölçekli araştırma projeleri ise istisna kapsamında tutuldu.

Ek-2 listesinin 40'ıncı maddesinde yapılan değişiklikle, toplam ısıl gücü 20 MWt ve üzerindeki termik güç santralleri ile aynı kapasite eşiğini karşılayan gaz, buhar ve sıcak su üretimine yönelik endüstriyel tesisler tanımlandı.

Ek-1 ve Ek-2 kapsamlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Ek-1 projelerinde doğrudan ÇED raporu süreci yürütülürken, Ek-2 projelerinde çevresel etkilerin değerlendirilmesi sonucunda ÇED raporu gerekip gerekmediği belirleniyor.

Havzalar arası su aktarma projeleri Ek-1 listesine alındı

Düzenlemenin su kaynakları bakımından dikkat çeken değişikliklerinden biri, akarsu havzaları arasında gerçekleştirilecek su aktarma projeleriyle ilgili oldu.

Ek-1 listesine eklenen 55'inci maddeyle, akarsu havzaları arasında su aktarma projeleri açıkça listeye dahil edildi.

Ancak boru aracılığıyla gerçekleştirilen içme suyu taşımaları bu hükmün dışında bırakıldı.

Bu değişiklik, havzalar arasında su aktarımı öngören projelerin çevresel değerlendirme süreçleri açısından önem taşıyor.

Havzalar arası su aktarımı; suyun doğal dağılımı, akarsu ekosistemleri, tarımsal sulama ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı gibi konularla doğrudan ilişkili olduğundan, projelerin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi önem taşıyor.

Akarsu yataklarında 5 kilometre sınırı

ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesindeki 44'üncü madde de değiştirildi.

Yeni hüküm şöyle:

“Sürekli akış gösteren akarsuların yataklarında 5 km ve üzerinde düzenleme yapılan projeler”

Böylece sürekli akan akarsuların yataklarında en az 5 kilometrelik düzenleme içeren projeler Ek-2 kapsamında açıkça tanımlandı.

Akarsu yataklarına yönelik düzenlemeler; suyun akış rejimi, doğal yaşam alanları, taşkın riski ve ekosistem bütünlüğü bakımından değerlendirilmesi gereken müdahaleler arasında bulunuyor.

Ancak 5 kilometrenin altında kalan bütün projelerin ÇED kapsamı dışında olduğu sonucu çıkarılamaz. Bu projelerin diğer yönetmelik hükümleri ve ilgili mevzuat bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Ek-1 ve Ek-2 arasındaki fark ne?

ÇED Yönetmeliği'nde projeler çevresel etkilerinin değerlendirilmesi bakımından farklı listelerde ele alınıyor.

Ek-1: Bu listede yer alan projeler için ÇED raporu hazırlanması ve ilgili değerlendirme sürecinin yürütülmesi gerekiyor.

Ek-2: Bu listedeki projeler için çevresel etkilerin ön değerlendirmesi yapılıyor. Değerlendirme sonucunda projenin daha kapsamlı ÇED sürecine tabi tutulup tutulmayacağı belirleniyor.

Bu nedenle yeni düzenleme, yalnızca teknik kapasite eşiklerinin belirlenmesi anlamına gelmiyor; projelerin hangi çevresel inceleme süreçlerine tabi olacağını da ilgilendiriyor.

Düzenleme çevre politikaları açısından ne anlama geliyor?

Yönetmelikte yapılan değişiklikler, enerji yatırımları ve su kaynaklarının yönetimi bakımından farklı sonuçlar doğurabilecek nitelikte.

Özellikle havzalar arası su aktarma projelerinin Ek-1 listesine açıkça dahil edilmesi, bu projelerin çevresel etkilerinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesini gerektiren bir düzenleme olarak öne çıkıyor.

Termik santraller için belirlenen ısıl güç eşiklerinin önceki hükümlerle karşılaştırılması ise değişikliğin hangi yatırımlar açısından ÇED yükümlülüklerini genişlettiğini veya daralttığını ortaya koymak bakımından önem taşıyor.

Benzer şekilde akarsu yataklarında 5 kilometre ve üzerindeki düzenlemelerin Ek-2 listesinde tanımlanması, su ekosistemleri ve akarsu müdahalelerinin çevresel değerlendirmesinde dikkate alınacak yeni hükmü oluşturuyor.

Yönetmelik yürürlüğe girdi

Dört maddeden oluşan değişiklik yönetmeliğinin üçüncü maddesi uyarınca düzenleme, 7 Kasım 2026 tarihinde yayımlandığı gün yürürlüğe girdi.

Yönetmelik hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütecek.

Kaynak: 7 Kasım 2026 tarihli, 33423 sayılı Resmî Gazete, sayfa 45, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik.