LÖSEV tarafından düzenlenen eğitimde, Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Aydoğmuş Ördem, etkili iletişimin etik değerler, bilinç ve sorumluluk temelinde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
LÖSEV tarafından yürütülen sosyal destek ve üretim odaklı çalışmalar kapsamında, Atölye Annelerine yönelik kapsamlı bir “Etkili İletişim” eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimi, Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi İletişim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi ve Toplum ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özlem Aydoğmuş Ördem verdi.

“Etkili iletişim insani bir sorumluluktur”
Eğitimde, iletişimin yalnızca sözlü bir aktarım süreci olmadığı; değerler, niyet, üslup ve davranış bütünlüğü içinde şekillenen çok katmanlı bir süreç olduğu vurgulandı. Ördem, konuşmasının başında, “Her canlı iletişim kurar; ancak etkili iletişim bilinç, sorumluluk ve etik değerler temelinde insanın inşa ettiği ilişkisel bir alandır” diyerek etkili iletişimin insani ve ahlaki boyutuna dikkat çekti.
Etkili iletişimin merkezinde etik değerlerin yer aldığını belirten Ördem; güven, saygı, empati ve sorumluluk gibi kavramların iletişimin niteliğini belirlediğini ifade etti. İletişimde asıl amacın “haklı çıkmak” değil; anlamak ve anlaşılmak olduğunu vurgulayan Ördem, özellikle gönüllülük ve dayanışma alanında çalışan kadınların kurduğu iletişim dilinin toplumsal iyileşme açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Bağ kurmak güven inşa etmektir
Eğitimde bağ kurma kavramı üzerinde ayrıntılı biçimde duruldu. Katılımcılara, etkili iletişimin yalnızca mesaj iletmekten ibaret olmadığı; karşılıklı güvene dayalı bir ilişki inşa etmek anlamına geldiği aktarıldı. Bu bağın ise ancak içtenlik, tutarlılık ve karşı tarafı gerçekten dinleme becerisiyle kurulabileceği ifade edildi.
Doç. Dr. Ördem, iletişimde dil–üslup–anlam uyumunun önemine dikkat çekerek, kullanılan kelimelerin ve ses tonunun mesajın içeriği kadar belirleyici olduğunu söyledi. “Dil ve davranış bütünlüğü sağlandığında etkili iletişim ortaya çıkar” diyen Ördem, söz ile eylem arasındaki tutarsızlığın güveni zedelediğini belirtti.
Uygulamalı çalışmalarla farkındalık arttı
Katılımcılarla yapılan uygulamalı çalışmalarda; aktif dinleme, açık uçlu soru sorma, yargılayıcı dil yerine kapsayıcı bir dil kullanma ve empatik geri bildirim teknikleri üzerinde duruldu. İletişimde beden dilinin ve yüz ifadesinin, mesajın algılanışını doğrudan etkilediği örneklerle ele alındı.
Eğitimin önemli başlıklarından biri de geri bildirimin etkili ve yapıcı biçimde verilmesi oldu. Ördem, geri bildirimin kişiyi incitmeden, davranışa odaklanarak ve çözüm önerisi sunularak verilmesi gerektiğini ifade etti. Bunun yanında bireyin kendi iletişim pratiklerini sorgulamasının, yani iletişim üzerine eleştirel düşünmesinin, kişisel gelişim ve dönüşüm açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Eğitime katılan Atölye Anneleri, programın kendilerinde güçlü bir farkındalık yarattığını ifade etti. Katılımcılar, bu tür uygulamalı ve eyleme dönük eğitimlerin daha sık yapılması gerektiğini dile getirerek, kalıcı dönüşümün süreklilikle mümkün olabileceğini belirtti. Kadın katılımcılar ayrıca üniversiteler ile sivil toplum kuruluşlarının daha fazla bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı.




