DEM Parti milletvekili Adalet Kaya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de yaşlı kadınların yoksulluğuna dikkat çekerek bakım emeğinin sistematik biçimde yok sayıldığını vurguladı. Kaya, yoksulluk, yaşlılık ve cinsiyet eşitsizliğinin kesiştiği noktada derin bir uçurum oluştuğunu söyledi.
“Türkiye’de yaşlı kadınların yoksulluğu, yaşam boyu süren patriyarkal sömürünün, ekonomik şiddetin ve görünmez kılınan emeğin adeta bir tezahürüdür” diyen Kaya, çarpıcı veriler paylaştı.
“Her üç yaşlı kadından birinin geliri yok”
Adalet Kaya, yaşlı kadınların yüzde 32’sinin kendine ait hiçbir geliri bulunmadığını belirterek, “Yani her üç yaşlı kadından biri tamamen gelirsiz. Erkeklerde bu oran yalnızca yüzde 3. Değerli milletvekilleri, lütfen bu uçuruma bakın. Bu devasa fark, ‘sosyal devlet’ iddianızı yerle bir etmektedir” ifadelerini kullandı.
Geliri olan yaşlı kadınların durumunun da iç açıcı olmadığını belirten Kaya, bu kadınların yarıdan fazlasının kendi emeklilik hakkına sahip olmadığını söyledi. “Bu kadınlar, eşinden ya da babasından kalan dul ve yetim aylıklarına, yani türev haklara mahkûm edilmiştir” dedi.
“Kadınlar ömür boyu bağımlı yaşamak zorunda bırakılıyor”
Bu tablonun kadınları birey olmaktan çıkaran bir sistemin sonucu olduğunu vurgulayan Kaya, şöyle konuştu:
“Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz? Bir kadının ömrü boyunca bir erkeğe ya da aileye bağımlı yaşamak zorunda bırakılması demek. Gençliğinde babasına, evliliğinde kocasına, yaşlılığında ise ya eşine ya da çocuklarına el açmak zorunda kalan bir kadın profili yaratıyorsunuz.”
Boşanma ya da eşin vefatı durumunda kadınların sosyal güvence sisteminin dışına itildiğini belirten Kaya, “Bu kadınlar ya tamamen güvencesiz kalıyor ya da sefalet düzeyindeki dul ve yetim aylıklarıyla hayatta kalmaya çalışıyor” dedi.
“Bu kadınlar hiç mi çalışmadı?”
Adalet Kaya, “Buradan soruyorum: Bu kadınlar hiç çalışmadı mı, hiç emek harcamadı mı?” diyerek şu yanıtı verdi:
“Elbette çalıştılar. Hem de erkeklerden çok daha fazla. Ama onların emeği fabrikalarda, kurumlarda, kamuda değildi. Tarladaydı, mutfaktaydı, ev içindeydi. Yani görünmeyen alanlardaydı.”
65–69 yaş grubundaki kadınların bugün bile günde ortalama 4 saatini karşılıksız bakım emeğine ayırdığını belirten Kaya, “Torun bakıyorlar, hasta bakıyorlar, yaşlı eşlerine bakıyorlar. Devletin yapması gereken bakım hizmetleri kadınların sırtına yüklenmiş durumda” dedi.
“Bu, nesilden nesile aktarılan bir yoksulluk döngüsü”
Kaya, bakım sorumluluğu nedeniyle kadınların kendi yaşlılıkları için birikim yapamadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Kadınlar yaşlandığında ve bakıma muhtaç hale geldiğinde, satın alma gücü olmadığı için yine aile içindeki başka bir kadının emeğine muhtaç kalıyor. Bu, nesilden nesile aktarılan bir yoksulluk döngüsüdür. Sizin ‘kutsal aile’ dediğiniz yapı, kadınların ücretsiz emeği üzerinde yükseliyor.”



