DEM Partisi İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Arnavutköy Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Ortaokulu’nda öğrencilerin Tevhid ve Sünnet Cemaati’ne ait yemini topluca okuması olayına tepki gösterdi. Konukçu, bu skandalın devlet okullarının tarafsızlık ilkesinin ihlali ve cemaatlerin çocuklar üzerindeki ideolojik etkisinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Olay, okulun sosyal medya hesabında “övgü” olarak paylaşılan görüntülerle kamuoyuna yansıdı. Cemaat, sosyal medya paylaşımında “yıllardır süren davet çalışmalarının toplumun en kılcal damarlarına ulaştığını” ifade ederek, toplu yemin uygulamasını açıkça belgeledi. Görüntüler, kamuoyu tepkisi sonrası kaldırıldı, ancak olay eğitimdeki ideolojik yönelimin ciddi bir örneği olarak tartışmalara yol açtı.
DEM Partili Konukçu, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelttiği sorularla skandalın boyutlarını ve sorumlulukları ortaya koydu:
-
Bu uygulama Bakanlık bilgisi dahilinde mi yoksa okul idaresinin tek taraflı kararı mıydı?
-
İktidarın son 20 yılda imam hatip okullarının sayısını artırması ve tarikat-cemaatlerin eğitim kurumlarına müdahalesi, çocukları ideolojik olarak etkileme ve militanlaştırma politikasının bir parçası mıdır?
-
Sosyal medyada paylaşılmış ve kaldırılan görüntüler için Bakanlık hangi önlemleri aldı, erişim engeli veya içerik kaldırma talebinde bulunmuş mudur?
-
Devlet okullarında bu tür İŞİD bağlantılı olduğu iddia edilen cemaatlerin etkinliği, milli güvenliğe ve toplumsal barışa tehdit olarak değerlendiriliyor mu?
-
Müfredat veya resmi mevzuat, belli bir mezhebe dayalı and veya ritüel uygulamasına izin veriyor mu?
-
Bu skandalın tekrarlanmaması için Bakanlık tarafından hangi önleyici tedbirler alınacaktır?
Konukçu, açıklamasında ayrıca şunlara dikkat çekti:
“Türkiye toplumunun çok farklı inanç gruplarından, Sünni, Alevi, Caferi ve inançsız yurttaşlardan oluştuğu göz ardı edilerek, devlet okullarında tek mezhep ve tarikat odaklı uygulamalar yapılması kabul edilemez. Bu durum, eğitimde eşitliği yok sayarken, çocuklar arasında ayrımcılığı ve kutuplaşmayı derinleştiriyor.”
DEM Partili vekil, son yıllarda eğitim politikalarının “dindar nesil yetiştirme” söylemiyle şekillendiğini, müfredat değişiklikleri ve okul türleri üzerinden dini referansların artırıldığını da vurgulayarak, yaşanan skandalın tekil bir olay değil, iktidarın eğitim sistemini cemaat ve tarikatlara teslim etme politikasının bir sonucu olduğunu belirtti.
Konukçu, devletin tarafsızlık yükümlülüğüne dikkat çekerek, çocukların düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün korunması gerektiğini ifade etti ve şunları ekledi:
“Devletin kamusal eğitim alanında, belirli bir dini yorumu veya mezhebi üstün kılacak şekilde uygulama yapması uluslararası çocuk hakları sözleşmelerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırıdır. Eğitim kurumları, tüm çocuklar için güvenli, eşit ve çoğulcu bir ortam sağlamakla yükümlüdür.”
DEM Partili Konukçu, Bakanlık ve ilgili yetkililerin olayla ilgili olarak derhal açıklama yapmasını ve gerekli idari soruşturmaları başlatmasını talep etti.



