Çocuk

Filiz Gazi: “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenme, yapısal yoksulluğun ve eşitsizliğin sonucudur”

Filiz Gazi: “Çocuk işçiliği, gündelik hayatın içine yayılmış, normalleştirilmiş bir sömürü biçimi haline gelmiş durumda”

Abone Ol

Filiz Gazi: “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenme, yapısal yoksulluğun ve eşitsizliğin sonucudur”

“Çocukluğu Savunmak, Eğitim Hakkı, Çocuk İşçiliği ve Suça Sürüklenen Çocuklar” başlıklı panel, 28 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 13.30’da Eğitim Sen Adana Şubesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Panel, Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şubesi ile Eğitim Sen Adana Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlendi.

Panelde;

  • Prof. Dr. Adnan Gümüş “Çocuğun eğitim hakkı ve özgürlüğü”,
  • Kansu Yıldırım (İSİG Temsilcisi) “Türkiye kapitalizminin çocuk işçilikle büyüme stratejisi”,
  • Gazeteci Filiz Gazi ise “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenen çocukların Türkiye'deki karşılığı ve sonuçları” başlıklı sunumlarını yaptı.

Panelin moderatörlüğünü Av. Cemre Topal üstlendi.

“Çocuk işçiliği görünür olandan çok daha yaygın”

Gazeteci Filiz Gazi, konuşmasında çocuk işçiliğinin yalnızca sokakta ya da sanayide çalışan çocuklardan ibaret olmadığını belirterek, sorunun resmi istatistiklerin ötesinde ve çok daha derin olduğunu vurguladı.

Çocuk işçiliğinin çoğu zaman kayıt dışı alanlarda sürdüğünü ifade eden Gazi, özellikle tarım, küçük atölyeler, ev içi üretim ve hizmet sektöründe çalışan çocukların büyük bölümünün görünmez olduğunu söyledi.

“Toplum olarak yalnızca karşımıza çıkan vakalara odaklanıyoruz. Oysa çocuk işçiliği, gündelik hayatın içine yayılmış, normalleştirilmiş bir sömürü biçimi haline gelmiş durumda” dedi.

“Suça sürüklenen çocuklar aslında korunamayan çocuklardır”

Gazi, konuşmasının önemli bir bölümünü suça sürüklenen çocuklara ayırdı. Çocukların “suçlu” olarak değil, korunma ihtiyacı olan bireyler olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Bir çocuğun suça sürüklenmesi, bireysel bir tercih değil; çoğu zaman yoksulluğun, eğitimden kopuşun, şiddetin ve ihmalin sonucudur” diyen Gazi, çocukların erken yaşta çalışma hayatına itilmesinin onları hem ekonomik hem de sosyal açıdan daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.

Eğitimden uzaklaşan, güvencesiz işlerde çalışan ve sosyal destek mekanizmalarından yoksun bırakılan çocukların, suç örgütleri ve istismar ağları açısından daha kolay hedef haline geldiğini söyledi.

Yoksulluk, eğitimden kopuş ve şiddet sarmalı

Filiz Gazi, çocuk işçiliği ile suça sürüklenme arasında güçlü bir bağ bulunduğunu ifade etti. Özellikle büyük kentlerin varoşlarında yaşayan çocukların hem ekonomik hem de sosyal risklerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

“Okula aç giden, ailesinin geçimine katkı sunmak zorunda kalan bir çocuğun eğitimle bağını sürdürmesi her geçen gün zorlaşıyor” diyen Gazi, bu kopuşun yalnızca akademik değil, aynı zamanda sosyal bir dışlanma süreci yarattığını söyledi.

Çocukların maruz kaldığı aile içi şiddet, madde bağımlılığı, sokakta yaşama deneyimi ve güvencesiz çalışma koşullarının suça sürüklenme riskini artırdığını belirtti.

“Medyanın dili çocukları damgalıyor”

Gazeteci kimliğiyle medyanın rolüne de değinen Gazi, suça sürüklenen çocuklara ilişkin haber dilinin çoğu zaman hak ihlali içerdiğini ifade etti.

Çocukların kimlik bilgilerinin ifşa edilmesi, fotoğraflarının paylaşılması ve “suçlu çocuk” gibi ifadelerle etiketlenmesinin onların yaşam boyu sürebilecek bir damgalamayla karşı karşıya kalmasına neden olduğunu söyledi.

“Medya dili dönüştürülmeden çocuk hakları alanında gerçek bir ilerleme sağlanamaz” diyen Gazi, çocuk odaklı ve hak temelli haberciliğin önemine dikkat çekti.

“Çözüm cezalandırmak değil, sosyal politikaları güçlendirmektir”

Gazi, çocuk işçiliği ve suça sürüklenme sorununa güvenlikçi politikalarla yaklaşmanın çözüm üretmediğini belirtti. Çocukları cezalandırmanın değil, sosyal koruma mekanizmalarını güçlendirmenin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Kamusal eğitim, ücretsiz ve nitelikli okul beslenmesi, sosyal destek programları, ailelere yönelik gelir desteği ve çocuklara güvenli sosyal alanlar sağlanmasının öncelikli adımlar olduğunu söyledi.

“Çocukların çalışmadığı, aç kalmadığı ve şiddete maruz kalmadığı bir sistem kurmadan bu sorunların önüne geçemeyiz” ifadelerini kullandı.

“Çocukluğu savunmak ortak bir sorumluluktur”

Konuşmasının sonunda çocuk haklarının yalnızca hukukçuların ya da eğitimcilerin değil, tüm toplumun sorumluluğunda olduğunu belirten Filiz Gazi, çocukların yüksek yararının her politikada temel ilke haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

“Çocuk işçiliğini de suça sürüklenmeyi de normalleştirmemeliyiz. Çocukların yeri atölyeler ya da cezaevleri değil; okullar ve güvenli yaşam alanlarıdır” diyen Gazi, çocukluğu savunmanın eşitsizliklere karşı mücadele etmekten geçtiğini vurguladı.

Panel, katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.