Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, 3 Ocak Cumartesi günü ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği ve Cumhurbaşkanı Nicolás Maduro ile First Lady Cilia Flores’in yasadışı biçimde kaçırılmasıyla sonuçlandığını belirttiği “benzeri görülmemiş” askeri saldırıyı sert sözlerle kınadı. Rodríguez, “Bu ülkede tek bir başkan vardır ve onun adı Nicolás Maduro Moros’tur” diyerek Washington’un müdahalesinin meşruiyetini kesin bir dille reddetti.
Rodríguez, Bolivarcı Hükümetin üst düzey yetkililerinin, kamu güçlerinin ve yüksek askeri komutanlığın katılımıyla Ulusal Savunma Konseyi toplantısına başkanlık etti. Toplantıda yaptığı konuşmada, Venezuela yönetiminin uzun süredir “yanlış gerekçeler ve sahte bahaneler” altında sürdürülen bir saldırı konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Rodríguez, yaşananlarla birlikte “maskelerin düştüğünü” ifade etti.
Başkan Yardımcısı, ABD’nin askeri operasyonunun gerçek amacının açık olduğunu vurgulayarak, bunun Venezuela’da bir rejim değişikliği yaratmayı ve ülkenin enerji, mineral ve doğal kaynaklarını denetim altına almayı hedeflediğini söyledi. Uluslararası toplumu bu gerçeği görmeye çağıran Rodríguez, Cumhurbaşkanı Nicolás Maduro ile Cilia Flores’in derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını talep etti; Maduro’nun Venezuela’nın “tek meşru cumhurbaşkanı” olduğunu bir kez daha yineledi.
Rodríguez, Vatandaş Güvenlik Ajansı’nın ve “Venezuela’nın tüm ulusal gücünün” seferber edildiğini belirterek, bunun bağımsızlığın, egemenliğin ve toprak bütünlüğünün savunulması amacıyla yapıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Maduro’nun Ulusal Bolivarcı Silahlı Kuvvetler (FANB) ve Bolivarcı milisleri harekete geçirme çağrısının ardından, Venezuela halkının sokaklara çıktığını söyledi.
Ayrıca, Maduro tarafından imzalanan ve Anayasa Mahkemesi tarafından anayasal inceleme için Yüksek Adalet Divanı Başkanlığı’na sunulan bir kararnamenin yürürlüğe girdiğini duyurdu. “Dış müdahale hali” ilan eden bu kararnamenin, önümüzdeki saatlerde yargı onayı alarak derhal uygulanmasının beklendiğini belirtti.
Başkan Yardımcısı, Çin, Rusya, Latin Amerika, Karayipler, Afrika ve Asya’dan çok sayıda ülkenin Venezuela’ya destek verdiğini, uluslararası toplumun önemli bir bölümünün bu saldırı karşısında sesini yükselttiğini kaydetti. Saldırının “Siyonist alt tonlar” taşıdığını söyleyen Rodríguez, yaşananları “gerçekten utanç verici” olarak niteledi.
Konuşmasında Simón Bolívar’ın Jamaika Mektubu’ndan alıntı yapan Rodríguez, “Perde yırtıldı, ışığı gördük; bizi yeniden karanlığa gömmek istiyorlar. Zincirler kırıldı, özgür olduk; düşmanlarımız bizi tekrar köleleştirmek istiyor” sözlerini hatırlattı. Venezuela’nın bir daha asla herhangi bir imparatorluğun sömürgesi olmayacağını vurguladı.
Rodríguez, Cumhurbaşkanı Maduro’nun yalnızca iki gün önce verdiği bir televizyon röportajında, Venezuela’nın yapıcı bir gündem temelinde diyalog ilişkilerini sürdürme isteğini yinelediğini anımsattı. Buna rağmen ABD’nin saldırganlığının, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 1. ve 2. maddelerini açık biçimde ihlal ettiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Venezuela halkına çağrıda bulunan Rodríguez, sakin olunması ve sürecin “tam bir ulusal birlik” içinde karşılanması gerektiğini ifade etti. Polis, ordu ve halkın egemenliği ve ulusal bağımsızlığı savunmak için “tek bir beden” haline gelmesi gerektiğini vurguladı.





