Soyu tükenmeye yüz tutmuş hayaller dağılır ortalık yere ki bilir herkes hayaller yitirilince sadece acı biriktirmeye başlar duygular. Hiç bitmeyecek bir yolculukta kirli bir ışık sızmaya başlar yürekten içeri henüz akşam bile olmadan kendini boşluğa atar karanlıklar dönüşü olmayan bir yola girer umutlar. Yatağın ılık sessizliğine gömüldüğünde düşer akla can yakan sevişmeler bir çığ gibi yaşanan heyelandır zaman rüzgârın silip süpürdüğü toz tabakası gibi gözden kaybolsa da bazen unutulmuyor –aşk- ki zor aşkların yaraları kolay kolay iyileşmez bilinir hava değişir değişmez sızlamaya başlar unutuluyorsa adı aşk olmuyor zaten çok derinde bir yerde kanayıp duruyor arzular. Ve buna rağmen gidiliyorsa sevgili ayrılırken sarılmanın ne anlamı var…! GM