BM’ye göre, küresel ölçekte ölüm cezası gerilerken, İran’dan ABD’ye uzanan hatta infazlar artıyor; uygulamalar giderek keyfi ve ayrımcı bir nitelik kazanıyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi (OHCHR), dünya genelinde ölüm cezasının kullanımında genel bir düşüş eğilimi olmasına karşın, 2025 yılında bu cezayı uygulamayı sürdüren az sayıdaki ülkede infazların ciddi biçimde arttığını açıkladı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi (OHCHR), ölüm cezasının küresel ölçekte giderek terk edilmesine rağmen, 2025 yılında infaz uygulayan ülkelerde “endişe verici” bir artış yaşandığı uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler, ölüm cezasının evrensel olarak kaldırılmasını savunuyor. 175 ülke tarafından onaylanan Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, yaşam hakkını güvence altına alırken, ölüm cezasını kaldırmamış ülkeler için bu cezanın yalnızca “en ağır suçlar” ve istisnai durumlarla sınırlandırılmasını öngörüyor.
OHCHR’ye göre, geçen yıl infazlardaki keskin artışın önemli bir bölümü uyuşturucuyla bağlantılı suçlar, çocukken işlenen fiiller ve “en ciddi suçlar” kapsamına girmeyen eylemler nedeniyle verilen idam cezalarından kaynaklandı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Ölüm cezası etkili bir suç kontrol aracı değildir ve masum insanların infaz edilmesi riskini barındırır” ifadelerini kullandı. Türk, ölüm cezasının uygulamada çoğu zaman keyfi ve ayrımcı biçimde işletildiğini, bunun da kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal ettiğini vurguladı.
Ölümün coğrafyası
OHCHR’nin izleme verileri, idam cezasının belirli bir bölgeye özgü olmadığını ortaya koyuyor.
İran’da 2025 yılı içerisinde en az 1.500 kişinin idam edildiği, bu infazların en az yüzde 47’sinin uyuşturucuyla bağlantılı suçlardan kaynaklandığı bildirildi.
İsrail’de ise yalnızca Filistinlilere uygulanacak zorunlu idam cezası hükümlerini içeren ve ölüm cezasının kapsamını genişletmeyi hedefleyen çeşitli yasa tasarıları gündemde bulunuyor.
Suudi Arabistan’da bildirilen infaz sayısı, 2024’teki önceki rekoru aşarak en az 356’ya ulaştı. Bu vakaların yüzde 78’inin uyuşturucuyla bağlantılı suçlar nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Afganistan’da ise uluslararası hukuka aykırı biçimde halka açık infazların sürdüğü kaydedildi.
Amerika kıtasında, Amerika Birleşik Devletleri son 16 yılın en yüksek idam sayısına tanık oldu; yaklaşık 47 mahkûmun infaz edildiği açıklandı. Somali’de en az 24, Singapur’da ise 17 kişinin idam edildiği bildirildi.
“Cesaret verici adımlar”
OHCHR, tüm bu tabloya karşın, bazı ülkelerin ölüm cezasını sınırlamak veya kaldırmak yönünde “cesaret verici adımlar” attığını da vurguladı.
Vietnam, ölüm cezası gerektiren suçların sayısını azaltırken; Pakistan, idam cezası öngören iki suçu kaldırdı ancak 29 suçu yürürlükte tutmaya devam etti.
Zimbabve, 31 Aralık 2024 itibarıyla adi suçlar için ölüm cezasını kaldırdı. Kenya ise ölüm cezasına ilişkin kapsamlı bir yasal inceleme süreci başlattı.
Malezya’da yürütülen yeniden yargılama süreci, idam cezası riski altındaki kişi sayısını binden fazla azalttı. Kırgızistan’da ise Anayasa Mahkemesi, ölüm cezası yasağını bir kez daha teyit etti.
Bugün itibarıyla 170 ülke, ölüm cezasını ya yasal olarak kaldırmış ya da uygulamada askıya almış durumda.




