Durmaksızın

Ne istiyorsun?

Cehennemin içinde biraz bahar mı?

Sıcak savaşın ortasında biraz mola mı?

Pek mümkün olmayanlarda bugün talepler peşin sıra üzerimize yağıyor gibi. Cennet bu ara herkese yasaklanmış olmalı, dönüş bileti sırası arşa varmışken bastığın yerlerde ot yeşermediğinde anlıyorsun bazı şeyler için geç kaldığını. Hayalleri mümkün kılmak ne zamandır böyle güç, bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını herkes biliyor ama hiçbir şey bilmiyor gibi yaşamaya devam ediyor.

Ölmek, yaralarımızı iyileştirecek mi dersiniz? Ya sonrası daha tehlikeli değil mi? Ya ilerleyeceğiz ya öğreneceğiz ama asla kaybetmeyeceğiz kuralı lazım bize. Çünkü bazen kaybettim sandıkların kazandıklarındı. Hadi kartları yeniden dağıtalım, blöf zamanı değil şimdi, açık oynamaya ne dersin? Birbirimizi kandırmamaya! Hayat zaten bundan öte bir şey değil. Bilmediğimiz bir çukurda yukarıya çıkmak isteyenleri ayağından tutup aşağıya çekmekten yorulduğumuzda ulaşacağız gökyüzüne, bir görebilsek bir anlayabilsek her şey çok daha güzel olacak ilkesi saracak her yanımızı, sıcacık değil mi bu his. Belkide tek ihtiyacımız olan samimi bir dokunuş. Yazla kış arasında baharı yaşamak, acı ile tatlı arasında dilinde güzel bir tat bırakmak, ölümle yaşam arasında gerçekten var olmak.

Kim istemez ki bunu? Biz, siz, onlar?

Rüyalarda yorulmak yasaklanmışken biraz umut mu çalsak oralardan! Elimize tutuşturulan gerçeklerle yol almak biraz yorucu olsa da her durakta biraz yük bırakmak gerek bazen. Yıllar önce yaşadığın acıları, huzursuzluğu, kaygıları bir çöp poşetinde geri dönüşümsüz bir şekilde bırakmak bir kenara. Dünyaya geliş amacımızı hala belirleyememiş insanlar olarak belkide tek arzumuz birazcık sevilmek, onaylanmak, kışa inat içinde bir tutam baharı yaşatmak, biraz gülüp eğlenmek sadece. O yüzden biraz nefes al ve bırak, döngü devam etsin, birazcık huzur alıp harmanla ve gülümsemeni yay dışarıya, sen güldükçe çoğalsın mutluluk ve sen mutlu oldukça bulaşsın herkese. Birinin sevgilisi birinin babası, birinin annesi, kardeşi ya da arkadaşı olmak için var olman gerekiyor, sahip olman değil. Bütün iyi niyetlerimizi güvendiğimiz insanlar yerin yedi kat gömmüş olsa da vicdanımızı hatırlayıp yeniden sevebiliriz, zaten yaşanan onca şey sadece biraz sevilmek için değil miydi?

Hadi tüm kötülükleri günahları bir kenara bırakıp hayallerimizi mümkün kılalım.

Hayatın kuralları değişmişken geç kalmayalım yarına.

Yaz geliyor nasılsa.

Biraz güvenmek, çokça sevmek, belki de biraz affetmek lazım… kendimizi…!