İdari yargılama hukukunun temel özellikleri şu şekilde sayılabilir,

*Genel Görev İlkesi Esastır: İdari uyuşmazlıklar, kural olarak idari yargıda çözümlenir. İdari uyuşmazlıklarda bir yasal düzenleme ile diğer yargı yolları açık bir yasal düzenleme ile görevli kılınmadıkça idari yargı mercileri görevlidir.

*Resen Araştırma ve İnceleme İlkesi Esastır: İdari Yargılama hukukunda resen araştırma ve inceleme ilkesi esastır. İdari Yargılama Usulü Kanununa göre, Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi talep bulunmasa bile kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler.

*İddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasaktır: İdari yargılama hukukunda her ne kadar resen araştırma ve inceleme ilkesi geçerli olsa da tarafların iddia ve savunmalarını genişletmeleri ve değiştirmeleri yasaktır. Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Bu durum, resen araştırma ve inceleme ilkesinin bir istisnasıdır.

Kanun koyucu 2013 yılında tam yargı davaları bakımından ıslah müessesini kabul etmiştir. Bu düzenleme ile kanun koyucu iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına bir istisna getirmiştir.

*Yazılılık İlkesi Esastır: İdari yargılama hukukunda yazılılık ilkesi esastır. İdari yargılama usulü kanununa göre Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır. İdari yargıda tanık, ikrar ve yemin delilleri bulunmamaktadır.

Fakat sözlü yargılama usulü tamamen yok sayılmış değildir. Danıştay ile idare ve vergi mahkemlerinde açılan aşağıdaki davalarda taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması zorunludur.

İptal Davalarında
171 bin TL'yi aşan tam yargı davalarında
Tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları 171 bin TL'yi aşan vergi davalarında


Belirtilen bu davalarda taraflardan birinin istemde bulunması halinde duruşma yapılması hususunda takdir yetkisi yoktur. Fakat temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. Dolayısıyla temyiz ve istinafta duruşma yapılması Danıştay ve ilgili Bölge İdare Mahkemesinin takdirindedir.

*Yargılama basit ve az masraflıdır: İdari yargılama hukukunda yazılı yargılama usulünün uygulanması, incelemenin evrak üzerinden yapılması ve resen araştırma ve inceleme ilkesinin geçerli olması sayesinde yargılama daha kolay ve çok masraf gerektirmeyecek şekilde yapılmaktadır. Örneğin az sayıda duruşma yapılması, tanık dinlenmemesi, keşif ve bilirkişilik yollarına adli yargıya nazaran daha az başvurulması, yargılamanın az masrafla yapılmasını sağlamaktadır.

*Üç Dereceli Yargılama Sistemi Uygulanmaktadır: İdari yargılama hukukunda üçlü derece sistemi uygulanmaktadır. İlk derece yargılaması idare ve vergi mahkemeleri tarafından, ikinci derece olarak istinaf yargılaması bölge idare mahkemeleri tarafından, üçüncü derece temyiz yargılaması Danıştay tarafından yapılmaktadır. Fakat üçüncü derece yargılama temyiz mercii olan Danıştay, bazı uyuşmazlıklarda ilk derece mahkemesi olarak da görev yapmaktadır.

*Savcılık Kurumu Bulunmaktadır: Savcılık kurumu, adli yargıdaki görev ve işlevleri haiz olmasa da idari yargılama hukukunda da vardır. Fakat savcılık kurumu, idari yargıda sadece Danıştayda bulunmaktadır. Bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinde savcılık yapılanması yoktur. Sayıştayda da savcılık kurumu vardır.

İdari İşlemlerin İptali Davaları

İdari İşlemlerden Doğan Tam Yargı Davaları

Kamulaştırma Davaları

İdare tazminat davaları

İdari sözleşmelerden doğan davalar

İhale hukukuyla ilgili davalar

Hukuka aykırı idari işlemlerin iptali ile ilgili davalar

İdari para cezalarına itiraz ve iptal davaları

Memur davaları