"Her gün bir koşuşturma, bir kavga, bir telaş içinde birbirimizden uzaklaşıyoruz. İnsan olmanın o eşsiz yanlarını, birlikte gülmenin, birlikte üretmenin huzurunu kaybederken aslında kendimizden de eksiliyoruz. Ben, şiirlerimde sadece kelimeleri değil; kaybolmuş yanlarımızı, sessiz kalmış sorularımızı da arıyorum. Çünkü inanıyorum ki, insana dair umut hâlâ kalbimizde saklı. Bir çocuğun gülüşünde, bir dostun bakışında, önyargısız bir sarılışta… “İçimizde Kalan İnsan” işte tam da bu arayışın şiiri." "İçimizde Kalan İnsan" Sanki bir öfke tufanı sürüklüyor sokakları. Yüzler donuk, gözler boş… ve herkes bir şeyin peşinde ama kimse kendinin değil. Mutsuzluk onların, hüzün onların, nefret de… yine onların. Ama kime karşı bu suskun öfke? Kimden vazgeçip, kendimize neleri unutturduk? Sevebilselerdi… bir kere, önyargısız, önşartsız — dokunmadan da sarılabilmenin bir dili olduğunu bilselerdi. Ama uzaklaştıkça tenler tenlere, duygular kalplere, sözler anlamlara yabancılaştı. Ve geriye kalan insanda insan gibi olmayan yanlar oldu. Ben yitirilen yanlarımı değil, bizi insana benzeten yanları arıyorum artık. O birlikte üretmenin sessiz zaferini, birlikte gülmenin huzurunu, sevgiyi, umudu, azmi, barışı ve o kardeşçe bakışı… Belki hâlâ sevgili olabilme becerimizde yaşar insana dair bir umut. Belki hâlâ bir çocuk gülüşünde saklıdır bütün yitirdiklerimiz. Ey kalbim, ey ürken yanlarım… korkmayın! Siz insansınız. Ve insan, her şeye rağmen birlikte güzel. Güven BOĞA